Sosyal medyanın IQ ile imtihanı!

Eskiden büyüklerimizden sıkça duyardık “adab-ı muaşeret kuralları” diye isimlendirilen görgü kurallarını.

İçinde bulunduğumuz vahşi ormanı daha da yaşanır bir hale getiren görgü kuralları başarılı bir iletişimin de alt yapısını oluşturuyor. Peki ya sosyal medyanın?

Genel olarak görgü kurallarına uyma zorunluluğu bulunmuyor. Yani herhangi bir görgü kuralını çiğneyen birisi hukuken suç işlemiş sayılmıyor. Buna rağmen insanlar sofrada, evde, sokakta, iş yerinde, başkalarıyla ilişkilerinde bu kurallara uymaya çalışıyor. Çünkü toplum, genel görgü kurallarına uymayanları terbiyesiz, cahil, bencil, kaba, saygısız gibi sıfatlarla tanımlıyor ve kınıyor.

Bulunduğumuz her hangi bir ortamda davranışlarımıza ve sözlerimize dikkat ediyoruz. Ya bulunmadığımız bir ortamda? Yani sanal olarak bulunduğumuz bir ortamda; örneğin “sosyal medya” platformlarında nasıl davranıyoruz? Genel olarak görgü kurallarına uyduğumuz söylenebilir mi?

Sosyal medya konusundaki yayınların çoğu nasıl içerik yaratılacağını, nasıl takipçi ve beğeni sayısı arttırılacağını anlatıyor. Bir başka deyişle; “nasıl yemek pişirilir” konusuna odaklanılırken, “yemeğin nasıl yeneceği” konusu gözden kaçıyor.

İşte geçtiğimiz günlerde, genellikle görgü kurallarına uyan, centilmen ve nazik olarak tanınan İngiliz milletvekilleri, sosyal medya adabı konusunda uyarıldı. İngiltere’de Avam Kamarası başkanı milletvekilleri için uyarı niteliğinde bir ‘tweet’ raporu hazırlattı. Raporda milletvekillerine Twitter’da gaf yapmamaları için önerilerde bulunuluyor. Milletvekilleri, “içkiliyken tweet atmamaları ve gaf yapmamak için mesajlarını yollamadan önce daima 60 saniye beklemeleri” konularında uyarıldı.

Milletvekillerine yapılan diğer tavsiyeler ise şöyle:

• Bir kullanıcının attığı tweete inanmıyorsanız bile, o kişinin hesabının hack edildiği iddiasında bulunmayın.

• Gitmeyeceğiniz bir toplantı hakkında önceden tweet atmayın.

• Parodi hesaplarını görmezden gelirseniz, dikkat çekmelerinin önüne geçebilirsiniz.

• Sürekli olarak hakkınızdaki övgüleri retweetlemeyin. Kendini beğenmiş biri olarak algılanabilirsiniz.

• Bazı konular, bir milletvekilinin retweet etmesi için “fazla müstehcen” kaçabilir.

• Daha sonra okumak istediğiniz tweetleri favori listenize eklemeyin; bunlar yüz kızartıcı mesajlar çıkabilir.

Bugünlerde herkes sahte mutluluklar satıyor selfie’lerinde. Herkes her yerde “çiiiiz” diyerek gülümsüyor. Herkes başkaları hakkında her şeyi biliyor. Sosyal medya sayesinde herkes kanaat önderi. Ortam sanal ya; karşıdakinin gözünün içine bakmadığı için, herkes birbirine laf sokuyor. Herkes avukat, savcı, hakim ve hatta cellat. Devir, ucuz kahramanlıklar devri. Herkes bildiği, bilmediği her şeyi eleştiriyor, hüküm veriyor. Bir de mesajının sonuna küfrü çağrıştıran kısaltmalar ekledi mi, dünyanın en samimi, sempatik serserisi ve komik sosyal medya fenomeni oluveriyor.

Oysa samimi, sempatik ve hatta komik olmak için “aq” değil, IQ gerekiyor.

Yazar hakkında Tüm iletileri göster

canercan98

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *