Kategori-Oyun

Hızlı olan oyunu kazanır

Geçtiğimiz ay Turkcell Blog’daki yazımda oyun sektörü ile ilgili önemli istatistikler vererek sektörün dünyada ve ülkemizde ne denli büyüdüğünü paylaşmıştım.

Oyun sektörünün çok ciddi bir potansiyelinin olduğunu ve bu potansiyelin de yavaş yavaş kendini göstermeye başladığının altını çizmiştim. Aynı yazımda, Turkcell Superonline’ın oyunun içerisinde olacağını ve bu konuda ülkemizdeki en güçlü platformlardan birisi olma hedefinden bahsetmiştim.

Geride bıraktığımız bir ay içerisinde gerek ülke gündemimizde, gerekse içerisinde bulunduğumuz sektörde çok önemli gelişmeler yaşandıysa da, oyundan kopmayarak yine sizlerle oyun ile ilgili bazı düşüncelerimi paylaşmak istedim.  Diğer konuların daha önemsiz olduğundan değil, oyun sektörünün potansiyelinin çok önemli olmasından dolayı böyle bir karar verdim. Diğer gelişmelerle ilgili düşüncelerimi de vakit buldukça Turkcell Blog üzerinden sizlerle paylaşacağım.

Gelelim oyuna… Günümüz oyun dünyasıyla ilgili olarak rakamsal bir çok veriyi bir önceki yazımda paylaşmıştım.  Bu kez hızın etkisiyle oyun dünyasında yaşanan değişimlerin altını çizmek istiyorum.

Oyun sektörünün ekonomisinden biraz uzaklaşarak, oyuncuları incelediğimizde oyunun içerisinde onları tutan en önemli faktörün hızlı internet olduğunu görüyoruz. Özellikle tek oyuncunun (Single player) yapay zekaya karşı oynadığı oyunlar her geçen gün popülerliğini yitirirken, buna karşı olarak MMO (Massively multiplayer online) yani devasa ‘çok’ oyunculu online oyunların popülerliğini hızla arttırdığını görüyoruz. Çok sayıda oyucunun internet üzerinde belirli sunuculara bağlı olarak oynadığı bu oyunlarda hızlı interneti olan birkaç adım öne geçiyor. Oğlum ve arkadaşlarının oyun oynamak için genellikle bizim bizim evi tercih etmelerinin de tek nedeni bu,  hızlı internet. 14 yaşında gençler, oyun oynamak için öncelikle hızlı internete ulaşmak istiyor. Nedeni basit, oyun hızlı internet ile oynanabiliyor. İlk şart bu. Diğer tüm ihtiyaçlar ikinci sırada yer alıyor.

Bugün dünyada 1.5 milyara yakın oyuncu bulunuyor. Oyuncuların büyük bir çoğunluğu MMO türü oyunları tercih ediyor.  Bu oyunlar her ne kadar ücretsiz oynanabilse de, oyun içi eşya (In app purchase) satın alarak oyunculara avantaj elde etme şansı sunuyor. Satın alınan eşyalar ile karakterinizi geliştirip, milyonlarca oyuncunun önüne geçebiliyorsunuz. Ancak oyun içi eşya alımından daha da önemli bir konu var. MMO dünyasının ekonomisini büyük ölçüde oyun içi satılan eşyalar oluştursa da, hızlı internet bu tür oyunların can damarını oluşturuyor. Hızlı olan aslında en baştan avantajı eline geçirmiş oluyor. Adeta maçı kendi evinde oynama avantajını elde ediyor.

Frame rate (Saniyede görülen kare sayısı), Ping (Bağlı olunan sunucuyla iletişim süresi) gibi internet hızı ile direkt ilintili ve oyunu oynayabilmek için olmazsa olmaz şartların sağlanabilmesi için yüksek hızlı internet bağlantısı hayati önem taşıyor. Oyundaki başarınız bu şartların eksiksiz olarak sağlanmasının ardından ortaya çıkıyor. Evde bunu gözlemleme şansınız var mı bilmiyorum, ancak internet hızınızı düşürüp evdeki kullanıcıların tepkilerini ölçmenizi öneririm. Hızlı internetin ne kadar önemli olduğunu göreceksiniz.

Hızlı internet, artık hepimizin bildiği üzere fiber teknoloji gerektiriyor. Fiber teknolojilerle ilgili geçmiş yazılarımda da pek çok bilgi aktarmaya, bu teknolojinin ne denli önemli olduğunu belirtmeye çalıştım. Bu yazıda bu konunun detaylarına girmeyeceğim. Bugün sadece oyun değil daha pek çok konuda hızlı internet dendiğinde, akla sadece fiber geliyor. Son zamanlarda çevrenizdeki insanlar, iş yerlerini veya evelerin fiber altyapının bulunduğu bölgelere göre seçiyor yahut taşınıyorlar. Elektrik, su gibi fiberin de zorunlu bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Oyun sektörü de bu altyapının itici güçlerinden en önemlisi olarak öne çıktığını ve ilerleyen günlerde de bu etkisini de hızla attıracağını öngörüyorum.

Ülkemizin potansiyeli ile ilgili uzun zamandır pek çok öngörü ve beklenti yavaş yavaş hayata geçerken, hızlı internet, fiber teknoloji ve bilişim çağında rekabet edebilme potansiyelimizin de yavaş yavaş kendini hissettirdiği günümüzde, hızlı olan bir değil, birkaç adım ileride olacak. Turkcell Superonline olarak, bu gelişmeleri yakından takip ediyor, ileriye dönük tüm planlarımızı da bu gelişmeler çerçevesinde şekillendiriyoruz. Ülkemizi ışık hızında internet ile tanıştırdık, ilerleyen günlerde de en hızlı internet hizmetini, en hızlı internet servisleriyle birleştirerek, müşterilerimizi ihtiyaç duyacakları her alanda hızlandırarak birkaç adım ileri taşıyacağız. Hızlı olanın kazanacağı bu dönemde, Turkcell Superonline müşterileri ışık hızında ilerleyecek.

Akıllı telefon ve tabletlerde joystick ile oyun keyfi katlanıyor

en One Design tarafından geliştirilen Fling Mini Joystick akıllı telefon ve tabletle oyun oynamayı işkence olmaktan çıkartıyor

Analiz şirketi Flurry’nin hazırladığı yıllık mobil kullanım istatistikleri, mobil oyunlar açısından oldukça ilginç verileler sunuyor. Şirkete göre mobil kullanıcıları, mobil aygıtlarını kullanırken harcadıkları vakitlerinin yüzde 20’sini mobil tarayıcılarda, yüzde 80’inini ise mobil uygulamalarda geçirmektedir.

Yüzde 80’lik mobil uygulamaların alt kırılımlarına baktığımızda ise vaktimizin yüzde 32’sini oyunlara, yüzde 17’sini Facebook’a, yüzde 10’luk kısmını da sosyal mesajlaşma uygulamalarına harcıyoruz. Yani kısaca mobil oyunlara bayılıyoruz ve mobil aygıtlara harcadığımız vaktimizin 1/4’ünü mobil oyunlara ayırıyoruz. Peki ne kadar keyif alıyoruz?

Harcadığımız bu sürenin hakkını verme konusunda dokunmatik ekranların bilgisayarlar kadar keyif verdiğini söylemek de açıkçası pek mümkün değil. Mobil aygıtlarda bu keyfi maksimize etmek için oldukça pratik bir ürün piyasaya sürüldü: Fling mini dokunmatik ekran joysticks.

Fling Mini Joystick, iPhone, iPod touch ve Android telefonlarda kullanılabilmektedir. Herhangi bir ek özellik gerektirmez, pilinizi tüketmez ve açıkçası Fling Mini Joystick bir elektronik aparat değildir. Zekice tasarlanan mini joystick dokunmatik ekrana oturan iki adet koldan oluşmaktadır. Ekranda yaptığınız işlemleri görebilmeniz için kollar şeffaf plastikten tasarlanmıştır. Mobilde oyun keyfini katlamak isteyenlere duyurulur.

Parrot Bebop drone ile sanal gerçekliğe doğru

Günümüzde en çok ilgi çeken teknolojilerinden biri de, VR (virtual reality) yani sanal gerçeklik oldu.

Firmaların çeşitli yaptıkları cihazlar ile bu teknolojiyi bizlere sunmaya hazırlanırken hiç beklenmeyen isimlerde bu teknolojiye dahil oldu. Bunlardan birisi de  Parrot AR.Drone’un yeni sürümü olan  Parrot Bebop Drone oldu.

İlk olarak 2010 yılında kendini gösteren Parrot AR.Drone, o zamanlar en dikkat çeken insansız hava aracı olmayı başarmıştı. Parrot, 2012 yılında ikinci bir sürümünü piyasaya sürerek, bir çok yeniliği de meraklılarına sunmuştu. Bu yılda, karşımıza yeni Parrot Bebop Drone, sürüm ismi ile AR.Drone 3.0 çıktı.

Önceki modeller gibi Bebop da Wi-Fi aracılığıyla akıllı telefon ve tabletlerle bağlantı kurabiliyor. 2,4 ve 5 GHz frekansında çalışabilen Bebop, sahip olduğu dört anten sayesinde Wi-Fi ağının gücüne  orantılı olarak daha yükseğe ya da daha uzağa gidebilmesi mümkün. Önceki sürümlerden gelişmiş olmasına karşın, uçuş süresi kulağa biraz az geliyor. Çünkü,  Parrot Bebop Drone’un toplam uçuş süresi sadece 12 dakika ile sınırlı.

Cihazımızda 14 megapiksel çözünürlüğe sahip, 180 derecelik balık gözü lens sayesinde, net ve takılma olmayavan video görüntülerini elde edebiliyoruz.

Firma bunların yanında yeni ürünleri olan Skycontroller R/C‘yi de bizlere tanıttı. Bu aksesuar ile birlikte, uçuş mesafesini 2 kilometreye kadar çıkarmamız mümkün kılındı. Skycontroller R/C ‘de, joystick şeklinde iki kumandayla Parrot Bebop Drone ’u kontrol etmeyi sağlayan aksesuar, üzerindeki HDMI girişi sayesinde Oculus Riftve benzeri gözlüklerle de kullanılabilir hale getirilerek, daha fazla alana yayılmayı sağlamayı hederfliyor.

Bu gelişme ile Sony, Microsoft ve Samsung gibi VR üzerine çalışan firmaların atakları olacak mı merak söz konusu iken, yakın zamanda bu teknolojiden sonuna kadar yararlanabileceğiz gibi gözüküyor.

Bu yılın dördüncü çeyreğinde piyasaya sürülmeyi planladıklarını belirten Parrot CEO’su Henri Seydoux, fiyat konusunda henüz net bir bilgi vermedi.