Kategori-Genel

Asp.Net İle Kimlik Denetleme

Kimlik denetleme ve verilere güvenli erişim işlemi günlük yaşantımızın bir parçası durumundadır.İnter gibi devasa büyük bir ağ ortamında verileri kullanıcılara açmak ve güvenli bir biçimde idare etmek elbette büyük önem arz edecektir.Bugün alış-veril siteleri başta olmak üzere  eğitim tabanlı  kurulan sitelerin tamamında kimlik denetmele işlemi yapılmaktadır.Bu işelm sonunda kendi veritabanlarında hem güvenlik hemde ticari bir düşünce yer almaktadır.

ASP.NET’in sunduğu ve en çok tercih edilen kimlik denetleme işlemi Forms kimlik isteyen kişilerin kullanıcı hesapları kayıtlı ise ilgili siteye girebilmek değilse kendini kayıt ettireceği başka bir sayfaya yönlendirmektedir.Böyle bir yöntem ile hangi tarihte hangi kullanıcın hangi  ip adresi ile eriştiğini bulmak mümkün olmaktadır.Bu aşamada ASP.NET’in sunduğu web.config dosyası önemli bir yer teşkil etmektedir.

Bu tür kimlik denetimini yapan bir sayfa yapmak için önce web.config dosyası içersinde güvenlik kipi ayarlanacak.Aynı dosya içerisinde kısıtlama getirilecek dosya yada dizin isimleri belirtilecek ve ardından oturum açma sayfası oluşturulacaktır.Tüm bu saydıklarımızı tek bir .NET uygulaması içerisinde yapacağız.

Bağcılar İlaçlama Hizmeti Ne Düzeyde?

Böcek ilaçlama hizmetlerinin son yıllarda en çok ilgi gören ve yararlanılan hizmetler arasında yer almaya başladığını söylemek mümkün.

Doğal yaşam alanları şehirleşme ile birlikte fazlasıyla daraltılmış olan bu canlıların insanların yaşadıkları alanlara geçmeleri son derece doğal bir durum. Bu noktada insanlara düşen görevin alacağı önlemlerle sağlığını bozabilecek bu canlıları ortamdan uzaklaştırmak olacaktır. Özellikle ev ortamlarında son derece tehlikeli etkiler yaratabilen bu canlıların mutfak ortamlarından kesinlikle uzak tutulması gerekiyor. Çeşitli mikrop ve virüslerin insanlara besin yoluyla geldiğini söylemek mümkün. Mutfak ortamlarında dolaşan böceklerin üzerlerinde taşıdıkları mikropları mutfak ortamlarına aktararak bu anlamda rahatsızlığa neden olabilecek problemleri ortaya çıkarabildiği söylenebilir. Böcek ilaçlama Bağcılar genelinde binlerce aile ve işyeri sahibinin yararlandığı hizmetler arasında bulunuyor. İstanbul’un hangi semtinde ikamet ediyorsanız o semt doğrultusunda bir şirket araştırması yapmanız elbette vakit kaybı yaşamadan doğrudan şirket yetkililerinin yaşam alanınızı görmeye geleceğini söyleyebiliriz. Bağcılar böcek ilaçlama hizmetleri bu anlamda büyük ve geniş bir çeşitliliğe ulaşmış durumda. Bu durumda insanların zararlı canlılara karşı alabilecekleri çeşitli önlemlerin profesyonel şirketler bünyesinde alınması harika etkilerin beraberinde gelmesine neden olmakta.

Doğru etkilerle karşılaşmak ve problemleri ortadan kaldırabilmek adına profesyonel şirketler dışında hiçbir şirketle muhatap olmamalı hizmetlerinden yararlanmamaya çalışmalısınız. Unutmamalısınız ki yanlış bir şirketin yapacağı müdahalelerle böcek sayısını onlarca kat daha fazlasına ulaştıracağı bilinir. Yüce ilaçlama seçeneklerini iyi inceleyin.

 

Plazalarda Kullanılan Ofis Bölme Sistemleri

Ofis bölme sistemleri alanların en verimli şekilde kullanılmasını, aynı zamanda ısı ve ses yalıtımının da iyi bir şekilde sağlanması için oldukça önemli mimari bir uygulamadır. Mimari özelliklerinin yanı sıra dekorasyonda da sağladığı şıklık sayesinde ofislerin modern bir görüntüye kavuşmasına yardımcı olur ve profesyonel bir görünüm elde etmenizi sağlayarak ihtiyacınız olan ofis görüntüsünü size sağlar.Ofis bölme sistemleri son yıllarda en çok tercih edilen yapı malzemelerinden birisidir. Özellikle plazalarda oldukça fazla tercih edilen ofis bölme sistemlerinin işletmelere ve çalışanlara sağladığı faydalar ise şunlardır:

 1- Ofislerde artan verim:

Ofis bölme sistemleri sayesinde çalışanlar daha verimli bir çalışma alanına sahip olur. Bölme sistemi olmayan alanlarda gürültü kirliliği ortaya çıkar ve bu durum çalışanların performansını oldukça ciddi bir şekilde etkiler. Gürültü kirliliğine bağlı olarak bilgi karışıklıkları meydana gelir ve iş işleyişinde aksamalara neden olur. İşletmelerde kaybedilen zamanlar aynı zamanda parada da kayıp yaşanmasına neden olur ve ne yazık ki istenilen hedeflere istenilen zamanda ulaşılamaz.

Ofis bölme sistemleri ofislerde gürültü kirliliği ortadan kaldıran çok önemli bir yapı malzemesidir. Bu sayede bilgi kirliliklerinin yaşanmasına engel olunur ve çalışanların daha izole bir ortamda daha verimli çalışması için gerekli ortam sağlanmış olur. Aynı zamanda ofis bölme sistemleri ile departmanlar birbirinden ayrılarak işlerin daha özel ve profesyonel bir şekilde yürütülmesi sağlanır ve işletmelerin iş süreçleri daha sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilerek iş performansı yükseltilir. Çalışanların kendilerine özel alanlarda çalışma imkânı bulmaları aynı zamanda psikolojik olarak da onları olumlu etkiler ve daha verimli bir şekilde çalışma isteği duyarlar.

 2- Enerji tasarrufu ve azalan faturalar:

Ofis bölme sistemlerinin işletmelere sağladığı diğer bir önemli avantaj ise enerji tasarrufudur. Ofis bölme sistemleri ile bölümlendirilmiş plazalarda enerji daha verimli bir şekilde kullanılarak enerjiden tasarruf edilir ve bu da faturalara olumlu bir şekilde yansıyarak işletmelerin giderlerinin azalmasını sağlar. Ofis bölme sistemlerinde kullanılan gelişmiş malzemeler ısı yalıtımını en verimli şekilde sağlayacak ürünler ile üretilmektedir. Bölme sistemleri kullanılmayan ofislerde geniş alanları ısıtmak ve soğutmak için oldukça fazla enerji harcamak zorunda kalırsınız. Ancak bölme sistemleri sayesinde alanları daha kısa sürede ısıtıp veya soğutup enerji kullanımını en verimli şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Bölme sistemlerinde kullanılan malzemeler aynı zamanda ısıyı daha uzun süre muhafaza etmenizi de sağlar ve bu da size enerji kullanımından daha fazla tasarruf etmenizi sağlayacak çok önemli bir detaydır.

Çağrı İnşaat 1993 yılından beri sektörde hizmet vermekte ve ofislerinizin yapı ihtiyaçlarını karşılayarak en verimli kullanım imkânı olan ofislere sizi kavuşturmaktadır. Sektördeki deneyimi ve ofis bölme sistemlerindeki profesyonelliği ile ihtiyacınızı belirleyerek size özel çözümler sunan firma, aynı zamanda uygun fiyatları ile bütçenizin de yanında oluyor. Her ofis dekorasyonuna uygun ofis bölme sistemleri ile ofislerinizin daha şık olmasını sağlayan Çağrı İnşaat, kullandığı kaliteli dekorasyon malzemeleri ile size ömürlük bir kullanım imkânı sunmaktadır. Plazalar için özel bölme sistemleri çözümleri ile alanların daha verimli kullanılması için projeler geliştiren firma, ihtiyacınız olan profesyonel görünümü elde etmenize de yardımcı olmaktadır. Ofislerde kullanım alanları ne kadar olursa olsun en uygun bölme sistemlerini büyük bir titizlik ile uygulayan Çağrı İnşaat ile hayalinizdeki ofislere kısa bir sürede sahip olabilirsiniz.

Ofis bölme sistemleri ile ilgili daha detaylı bilgi almak ve Çağrı İnşat tarafından yapılan bölme sistemlerini daha detaylı incelemek için www.cagriinsaat.com.tr adresini ziyaret edebilir ve ofisiniz için en uygun çözümlere anında ulaşabilirsiniz.

 

10 maddede 2016’nın depolama trendleri

2016 yılına girdik ve yeni bir yılın getirdiği yeni depolama trendleri ile karşı karşıyayız. 2016 yılında veri merkezi yöneticilerinin, kurumsal stratejileri ve depo alımlarını şekillendirecek olan bu trendleri göz önünde bulundurması oldukça muhtemel görünüyor.

1. Soğuk depolama/Arşivleme

Veri arşivleme ve soğuk depolama, akın akın gelen sınıflandırılmış veya sınıflandırılmamış tüm verilerin depolanmasında birçok şirketin kullandığı nispeten sıradan ancak bir o kadar da gerekli bir yöntem. Soğuk depolama ise nadir kullanılan verilerin saklanmasında oldukça masrafsız bir yöntem ve verilerin yavaş çalışan ucuz disklere kaydedilmesi sayesinde medya masrafları da düşüyor. Bu yöntemler depolama konusunda eskiden ikinci tercih konumunda olsa da 2016 yılında bu durum değişecek gibi görünüyor.

2. Depoyu hibrid bir bulut sistemine dönüştürme

Bulut teknolojisinin kullanılmaya başlanmasından bu yana 10 yıllık bir süreç geride bırakıldı ancak şirketler kamu ve özel gibi birden fazla veri kaynağını hareket ettirmede zorluklar yaşıyor. Özellikle büyük çapta veri projelerini gerçekleştirirken tüm verilerin bir noktada birleştirilmesi ve birlikte hareket ettirilmesi gerekiyor. 2016 yılı itibariyle depo ve bilişim sağlayıcıları, şirketlerin verilerini farklı bulut sistemleri arasında kolaylıkla taşıyabileceği yöntemler üzerinde çalışıyor.

3. Sıralı depolama otomasyonu

Yeni yıl ile birlikte birçok veri merkezi elindeki verileri en sık erişilen ve nadir erişilen gibi kategorilerde tutarak hızlı erişim sağlamaya başladı. Bu yöntemde sürekli erişim talep edilen veriler taşınabilir ve sabit durumdaki hızlı sürücülere depolanırken erişim isteğinde yoğunluk olmayan diğer veriler daha yavaş disklere veya bant sürücülerine depolanıyor. Eskiden bu tarz kategorilere ayrılma işlemi el ile yapılırken 2016 yılı itibariyle bu işlem önceden programlama ile veri depolama otomasyonunu önemli ölçüde hızlanacak.

4. Hareketli iş istasyonları

Laptop veya masaüstü bilgisayar tercihlerinizde artık sabit sürücüler yerine taşınabilir sürücüler bulunsun. Bu tarz depolama sistemine sahip daha fazla bilgisayarın bir araya gelmesiyle verilerin bir bulut veya veri merkezinde toplandığı daha küçük bir istemci oluşturulabilir.

5. Taşınabilir sürücüler

2015 yılının ortalarında taşınabilir sürücülerin fiyatlarında 18 aylık bir sürede yaklaşık %75’lik bir düşüş yaşandığı görüldü. Artık veri merkezleri depolarını taşınabilir sürücülerinden oluşturmak için kesenin ağzını açmaya başladılar.

6. Yeni nesil sabit sürücü

Veri merkezleri uzun bir süredir depolama için sabit sürücüleri kullanıyor ve sabit sürücüler bir anda ortadan kaybolmayacak. 2016 yılı ile birlikte Intel, Optane sürücülerinde yeni nesil bir depolama sistemi kullanacak ve bu sistem şu an taşınabilir veya sabit sürücülerde bulunan veri depolama sisteminden 1.000 kat daha hızlı çalışabilecek. Söz konusu Optane sürücüler, sabit sürücünün güç kaybı yaşaması durumunda dahi verileri saklayıp koruyabilecek.

7. Verileri bilanço tablosunda malvarlığı olarak kullanma

Verilerin şirketlerin bilanço tablosunda paraya çevrilebilir bir varlık olarak gösterilmesi şimdiden sanayi analistleri ve düzenleyicileri tarafından aktif bir şekilde tartışılıyor. Eğer bu durum gerçekleşirse, şirketlerin veriye olan bakışları tamamen değişecek ve depolama açısından verilerin değeri şirket gözünde oldukça artacak. Bu durum son teknoloji depolama yöntemlerine ve depolama yönetimi sistemlerine yapılacak olan kurumsal yatırımları artırabilir.

8. Baştan sona depolama yönetimi

Kategorili depolama yönetimi otomasyonundaki problem her depolama sağlayıcısının kendine özgü donanım ve teknolojiye sahip olması. Depolama yöneticisinin gözünden bakıldığında tüm depolama sisteminin nasıl işlediğine dair genel bir şemanın olması gerekir. 2016 yılında tek bir bütün olarak işleyen bir depolama yönetiminin gerçekleşeceğinden söz edemeyiz ancak depolama sağlayıcıları daha ucu açık bir arayüz oluşturmak için çalışmalarına devam ediyor. Bu doğrultuda “eklenti” konsepti hayata geçirilerek birden farklı depolama sisteminin bir arada nasıl çalıştığı tek bir şema üzerinden görüntülenmesi amaçlanıyor.

9. Daha iyi katıhal sürücü performansı için yeni yongalar

APKD (Alanda Programlanabilir Kapı Dizileri) yongaları, teknik olarak veri dünyasının bir parçası ancak depolama sağlayıcıları artık daha büyük veri işlemleri için yeni yonga türlerini kullanmanın yollarını arıyorlar. APKD işlemcileri büyük boyutlardaki verilerin daha hızlı işlenmesini sağlıyor ve bu sayede veriye erişimdeki karar sürecini büyük oranda kısaltıyor. APKD teknolojisi bu işlemi yaparken eski bir sabit sürücü tekniği olan “veri bölmeyi” kullanıyor. Süreç içerisinde erişilmek istenen veri birden fazla parçaya ayrılarak birden fazla farklı depolama sürücüsüne dağıtılıyor ve daha hızlı erişim sağlanıyor. Bu sayede sabit disk performansı artıyor ve yüksek veri taleplerinde dahi kolaylıkla çalışıyor.

10. Kasetlerin geleceği

Kasetlerin bir depolama yolu olarak kullanılmasının zamanla azalıp yok olacağı senelerdir dile getirilen bir kehanet olsa da gerçek çok farklı. Geçtiğimiz sene göz önüne alındığında birçok şirket özellikle bina güvenliği için kamera sistemleri açısından kasetlerde depolama yapmaya devam edecek. Video kayıtlarının uzun süre saklanmasına devam edilmesi kasetlerin var olması için yeterli görünüyor.

Kampanyanızı geniş kitlelere ulaştırın

Bir an için kendinizi şu durumun içerisinde hayal edin: Harika bir teknolojik ürün fikriniz var ve bunu hayata geçirme dürtüsünü hissediyorsunuz.

Bir prototip inşa edip ciddiyetinizi kanıtlıyor ve Arıkovanı‘nda bir kitlesel fonlama kampanyası başlatarak insanlardan maddi, manevi ve entelektüel desteklerini istiyorsunuz. Her ne kadar fikrinizden ve ürettiğiniz çözümün geçerliliğinden emin olsanız da, içinizde gece uykunuzu kaçıracak bir belirsizlik yatıyor. Ya kampanyanız yeterince insana ulaşamaz ve 60 gün içerisinde hedeflediğiniz desteği elde edemezseniz? Devamı Oku

Paravan Site Nedir? Seo İçin Nasıl Kullanılmalıdır

Paravan Siteler Google Son yaptığı algoritma ve yakın zamanda çıkardığı blogspot  adresi ile günden güne önem kazanmaya devam etmektedir.Paravan site yedek veya küçük site anlamına gelmektedir.Genelikle seo ile ilglisi olmayanlar paravan bloglarını kendileri ile ilgli bir şeyler yazmak için veya sitelerinin bir nevi yedeğini tutmak için kullandıkları adreslerdir.Paravan sitelerin içinde genellikle geniş makallere yada özgün bilgiler bulamazsınız bunun yerine bir konuyla ilgli o anlık düşünce kısa kısa paragraflık konular bulursunuz

Google en son resmi olarak bildirdiği Panda algritması iyi bilinelerde bilirki Google sıralama sonuçlarındaki websitelerin içerik kalitesi kadar backlink alınan sitelerin seo yapılan iste ile paralel aynı içeriğe sahip olması gereklidir.Bundan 5 yıl ömce google her türlü alınan backlink faydalı ve hemen hemen aynı kategoride görsede yeni gelen gelişmiş  algoritmalar ile bir çok farklı backlink türü ve backlinkleri çok iyi filtre edebilmektedir.Yapıaln algoritma değişikliği ile kendi sitemizin içeriği ile aynı  içeriği sahip olan sitelerden backlink almamız gerekiyorPeki, bunu nasıl yapacağız? Aynı sektördeki sitelerden backlink almak kolay mı?

İşin doğrusu şudur ki,sizin ile aynı içeriğe sahip olan  genellikle sizin rakibiniz olucağından dolayıbacklink taleplerinizi kabul etmeleri mümkün olmıycaktır.Bu durumda Paravan blogların önemi artmıştır. Yapılması gereken işlem seo çalışması yapılan site ile aynı içeriğe sahip paravan siteler oluşturarak ana siteyi beslemek olmalıdır.Açtığınız paravan blogları belli bir süre sonra güçlendirdikten sonra sizin ile aynı içeriği sahip güçlü bir siteye sahip olmuş olucaksınız.Son zamanlarda paravan sitelerden ana sitelerin güçlendirilmesi inşası ile seo  çalışmalarında alınan verimin çok fazla arttığını gözlemleyeniyor.

Paravan bloglarda yapıaln en büyük hata açtığınız paravan blog siteye hemen linkiniz eklemenizdir.Yapmanız gerekn açtığınız bir kaç paravan bloga konunuz ile alakalı 2haftalık bir süreçte düzenli kısa ama özgün yazılar yazmak ve sabretmektir.Paravan blogunuzun biraz içerikler ile dolduktan sonra birazda backlink çalışması  yaptıntan sonra ana domainiza link çıkışlarını başlamalısınız.

Örnek bazı paravan site oluşturabileceğiniz servisler (PR3 – PR9 ):

amplify.com
angelfire.com
blinkweb.com
blogger.com
blogreaction.com
blogster.com
blogsplash.org
devhub.com
edublogs.org
fc2.com
freeblogit.com
flukiest.com
flixya.com
gather.com
getjealous.com
hazblog.com
hubpages.com
insanejournal.com
knol.google.com
livejournal.com
multiply.com
myblogsite.com
my.opera.com
mywapblog.com
mytripjournal.com
ohlog.com
officelive.com
onsugar.com
posterous.com
publr.com
quizilla.teennick.com
rediff.com
snappages.com
sosblogs.com
squidoo.com
tabulas.com
thoughts.com
travelblog.org
tripod.com
tumblr.com
typepad.com
ucoz.com
webs.com
webspawner.com
weebly.com
wetpaint.com
wikidot.com
wikispaces.com
wordpress.com
yola.com
yousaytoo.com
xanga.com
zoomshare.com
350.com
freehostia.com
hipero.com
moonfruit.com
iseekblog.com
beep.com
blog.ca
blog.de
blog.co.uk
blog.com.es
hpage.com
jimdo.com
bloggum.com
doomby.com
wallinside.com
fotopages.com-
freeblog.hu
blog.hr
freeblogspot.org
journalspace.com
freeflux.net
i.ph
webgarden.com
webnode.com
webstarts.com

Devamı Oku

Yeni nesil pil teknolojileri

Telefon ve benzeri mobil cihazlarla ilgili sıklıkla yaşadığımız en büyük eksiklik pillerinin bitmesi. Ne kadar büyük bir pili olursa olsun eninde sonunda pillerde bitiyor ve tekrar şarj etmemiz gerekiyor.

Teknoloji çok hızlı gelişse de pillerin bu gelişimden yeteri kadar faydalandığı söylenemez. Her ne kadar son yıllarda çok daha hızlı şarj olabilen piller üretilmiş olsa da bu kapasitelerinin arttığı anlamına gelmiyor.

Bu alanda gelişme olmasa da çalışma yapılmadığı anlaşılmasın. Dünyanın çeşitli yerlerinde özellikle üniversitelerde bu konuda birçok araştırma ve geliştirme yapılıyor. Daha hızlı şarj olan, uzun ömürlü, üretimi daha kolay piller üretebilme konusunda birçok çalışma yapıldığı biliniyor. Bunların bazıları ile ilgili bilgiler de zaman zaman kamuoyu ile paylaşılıyor.

Örneğin ABD’nin saygın üniversitelerinden Stanford’da yapılan bir çalışma ile daha uzun ömürlü Lityum pil üretimi konusunda önemli mesafe kaydedildi. Buna göre geleneksel pillere göre 2-3 kat daha uzun ömürlü olan yeni nesil Lityum piller sayesinde elektronik cihazların kullanım ömrü de artacak. Halen geliştirme aşamasında olan yeni nesil pil teknolojisinin hayata geçmesi için biraz daha zamana ihtiyaç var.

Yine Stanford Üniversitesi’nde geliştirilen alüminyum malzemeden üretilen yeni nesil piller Lityum muadillerine göre çok daha güvenli ve matkapla delinse bile patlamıyor. Lityum piller en fazla 1000 kez şarj edilebilirken yeni nesil pillerde ise bu rakam 7500. Ancak pillerin en önemli sorunu şimdilik sunabildikleri gerilim değerinin 2V’u aşamaması. Bu da pillerin kullanım alanlarını sınırlandırıyor. Pillerin bir diğer ilginç özelliği ise 1 dakika içinde tam olarak şarj olabilmeleri. Araştırmacılar bu piller üzerinde halen çalışıyor. Uzun vadede hayatımıza görmemiz mümkün.

Kurtuluş Hidrojen’de mi?

Pil teknolojileri konusunda bir diğer çalışma ile Hidrojen ile yapılıyor. Hidrojen uzun yıllardır bilinen bir enerji kaynağı. Çeşitli şekillerde pil ya da yakıt olarak kullanılan Hidrojen henüz tam anlamıyla ticari kullanıma geçmiş değil. Her ne kadar bazı otomobil firmalarının Hidrojen teknolojisini kullanan araçları bulunuyor. Ancak Hidrojen istasyonlarının yaygınlaşmadığı düşünüldüğünde çok pratik olmayacağı görülüyor.

Fakat bu konuda çalışma yapan Intelligent Energy isimli bir İngiliz firması hem akıllı telefonlarda hem de otomobillerde Hidrojen’i yakıt ya da pil olarak kullanmayı amaçlıyor. Bu konuda patent de alan firma, üzerindeki kartuşu ile  bir telefonu ortalama 5 kez şarj edebilen Upp ismini verdiği harici pil çözümünü de tanıttı. Upp, şarj gerektirmeyen ve Hidrojen kartuşları ile çalışan bir pil çözümü. Şimdilik çok verimli değil (5 kez şarj ettikten sonra yakıt hücresinin kartuşunu yenilemek gerekiyor) ama elektriğe ihtiyaç duymaması önemli bir etken.

Farklı firmaların da Hidrojen tabanlı pil çözümleri konusunda çalışmaları bulunuyor. Hidrojen tedariği konusundaki sıkıntı da çözülürse bu tarz çözümlerin çok daha ilgi göreceğini ve sayısının artacağını söyleyebiliriz.

Dünya çapında pil konusunda birçok çalışma yapılsa da bunların hepsinin ticari olarak kullanıma sunulacağı anlamına gelmiyor. Bu yüzden burada verdiğimiz örnekler birer araştırma olarak kalabilme ihtimali olan çalışmalar.

Ancak birçok telefon üreticisinin yavaş yavaş sunmaya başladığı hızlı şarj özelliği en azından pili biten cihazımızı daha hızlı şarj edebileceğimiz anlamına geliyor. Eh bu da güzel bir gelişme.

Daha gelişmiş teknolojileri önümüzdeki yıllarda görmeye başlayacağımızı düşünüyorum. Zira özellikle telefon ve elektrikli otomobillerdeki pil teknolojisinin acilen geliştirilmesi gerekiyor. Bu geliştirmelerle beraber gerek mobil cihazlar, gerek otomobiller gerekse giyilebilir teknolojiler alanında önemli atılımların da yaşanmasının önü açılacaktır.

Akıllı telefon dünyasında 2016’ya dair beklentiler

Tasarım, donanım, yeni teknolojiler, fiyatlandırma, pazar dengeleri ve eğilimler ekseninde akıllı telefon dünyasında 2016 beklentileri…

Akıllı telefonların bilgisayar ya da tabletlere göre büyük avantajları olduğu kesin. Modası hızlı bir şekilde geçen, sonraki yeniliklere dair beklenti ve yönelimin yoğun olduğu bir segmentasyon. Üreticilerin yüzünü güldürecek bir pazar özetle. Sadece birkaç markayı baz aldığımızda bile 12 ay içinde satışı gerçekleştirilen yüzmilyonlarca akıllı telefon bunun net göstergesi aslında.

Büyük yazılım ve donanım şirketlerinin, elbette halkla ilişkiler projelerinin eğilimlere yön verdiği bir gerçek, bununla birlikte kullanıcı kesiminde belli başlı ortak yargıların/yönelimlerin olduğu da asla yadsınamaz. Örneğin 2015 yılına ilişkin gerçekleştirilen bir araştırmaya göre İngiltere, ABD, İtalya ve Avustralya’da 4.7 inç ekran boyutu, tüm ekran boyutları arasında en çok tercih edilen form faktör sonucunu ortaya koyuyor. Oran bazı ülkelerde yüzde 50’ye yakın seviyelere ulaşmış durumda. Bu önemli bir bulgu…

Öte yandan Asya pazarında nispeten daha büyük ekranlara yönelim söz konusu. Ancak sonuç olarak trendin iPhone 6’ya işaret ettiğini görebilmek mümkün. Bu modelin global satış başarısı da konuyu doğrular nitelikte. Örnekleri sayısız alt başlıkta ele alabilmek mümkün, trendler ve çapraz eğilimleri ele alabilmek de. Konunun 2015 ayağını derinleştirmek yerine geride kalan döneme dair işaretler eşliğine sonraki yıla dair beklentileri ele alacağız. Temel argüman, 2015 yılı olacak. Akıllı telefon dünyasında 2016’ya dair beklentilere tasarım, pazar dengeleri gibi alt başlıklar eşliğinde özet bir tutumla bakmaya başlıyoruz…

Tasarım

Akıllı telefonlarda incelik önemli bir algısal tetikleyici. Ama satın alma sürecini etkileyecek daha kritik önem başka detaylarda. Örneğin metal gövde tasarımı, aranan üst segment özelliği olması ile birlikte daha geniş bir alana, orta segmente de sıçrıyor. 2016’da metal kasalı daha fazla akıllı telefon göreceğiz.

Renkler konusunda feminen adımlar artarak devam edecek. Özellikle pembe rengin, birçok amiral gemisi modelde potansiyel kullanıcılara sunulacağını belirtelim.

Dayanıklılık ve su geçirmeme/suya dayanıklılık özelliği, ciddi bir sonucu da beraberinde getirir; en net ifadesiyle cihazların kalınlaşmasına neden olur. Bu alanda bazı modellerde en azından suya dayanıklılık özelliği söz konusu olabilir. Ekran konusundaki dayanıklılığa dair geliştirmeler de karşımıza çıkacak.

Donanım

Kamera konusunda 2015’te orta seviye modellerde 8, üst seviye modellerde 12 ve üzeri ‘megapiksel’ ve Full HD ‘video kaydı’ öne çıkan özellikler arasındaydı. Megapikselden ziyade yazılımsal olarak sayısal geliştirmelerin yaşanacağı bir yıl olacak 2016. 4K video kaydı özelliğinin sonraki adımlarına da merhaba denilebilir. Bu alanda aslında iki yönlü bir saha söz konusu; ilki 4K video kaydının olumsuz sonuçlarını (pili hızlı tüketmek, hafızayı doldurmak, vb) önüne geçecek prensipler; diğeri ise 4K’nın üzerinde sonuçlara ulaşmak. Bu yöndeki çalışmalar bilimsel özellikler taşıyor ve sonuçların yakın vadede gelmesi beklenmiyor. Yine de 2016’da 4K sonrasına dair bazı ‘emarelerle’ karşılaşacağız. Beraberinde 3. boyutlu beraber. Ayrıca çok yeni bir kavram olan 4. boyuta dair bazı ilk sinyaller de söz konusu olabilir.

İşlemci hızları artacak, RAM kapasitelerinde 4 GB yeni fenomen olacak. Pil konusu ise akıllı saatler için planlanan ‘şekil alabilir pil’ ya da akışkan pilin akıllı telefonlara yansıması da gündeme gelebilir. Ekranlarda artacak piksel yoğunluğu, siyah-beyaz renklerde iyileştirmeler de kesinlikle karşımızda olacak.

2016 LTE ve LTE+ standartlarında geliştirmeler; Wi-fi, Bluetooth ve diğer kablosuz teknolojilere dair beklenen yeniliklere sahne olacak.

Yazılım tarafında iOS, Android rekabetine dair yenilik eksenindeki beklentiler ise 2016’nın ikinci yarısına dair şekillenmeler arasında. iOS 10 ve Android 7.x ile tanışacağız, başdöndürücü gelişmeler olabilir. Özellikle 2 senedir aynı temelde devam eden iOS tarafında, tasarım anlamında farklılıklar dikkat çekebilir.

Fiyatlandırma

Fiyatların üst seviye modellerde 3000 TL, orta segmentte 1500-2000 TL etrafında sunulduğu 2015 senesinin ardından 2016’ya dair beklentiler ve umutlar fiyatların aynı seviyelerde kalması yönünde. Bununla birlikte pazar araştırmacıları, Uzak Doğu kökenli üreticilerin sunduğu ekonomik ama yetenekli modellerle birlikte, bilinirliği yüksek markaların fiyat stratejilerinde revizasyona gitmelerinin şart olduğu noktasında birleşiyorlar. Şimdilik 2016 fiyatlarının 2015’e benzer seyirlerde devam etmesi yönündeki beklenti çok daha yaygın.

Pazar dengeleri ve eğilimler

Fenomen iki marka Apple ve Samsung’un etrafında çok sayıda diğer üreticinin yarışa iddialı bir şekilde entegre olacağı bir sene bekliyor teknoloji dünyasını. Pazarda üst segmentte iPhone 7, Galaxy S7, Note 6 gibi modellerin yanı sıra Huawei, Lenovo, Xiaomi, Asus, OnePlus, LG, Meizu, ZTE, HTC, Sony gibi markaların üst/orta kademe modelleri de merakla bekleniyor. Ayrıca Çin ve Hindistan’a dair sürprizler de 2016’ya etki edecek faktörler arasında.

Bir şeyler kaybetmeye son!

Bir kez kullanıldığında hayatı geri dönüştürülemez şekilde değiştiren teknoloji, büyük dertlere olduğu kadar, küçük dertlere de her geçen gün yeni çareler üretmeye devam ediyor.

İnsan hayatın içerisinde oradan oraya savrulurken, yanında taşıdığı telefon, cüzdan, anahtarlık gibi kritik nesneler, kimbilir o anda nelerle meşgul beyinler yüzünden arada sırada bir yerlerde unutulup kalıyor. İş bu küçük dertler (internette first world problems diye aratırsanız, bu gibi diğer küçük dertleri görebilirsiniz), bazen ilk akla gelenden daha vahim sonuçlar ortaya çıkartabiliyor. Ne olur çıkartmasın diye düşünen bir girişim, derdin devasını bulmuş durumda.

Bu fikir beklenenden 10 kat fazla desteklendi

Kaybolan nesneleri bulmak için üretilen StickNFind (Yapıştır ve Bul diye çevrilebilir), IndieGoGo adlı kitle fonlama sitesinde açılan ve 70 bin dolar toplama hedefini 931 bin dolar toplayarak 21 Ocak’ta sonlandıran bir girişim.

Şöyle çalışıyor: İkili paketleri sticknfind.comadresinde 49,90 dolara satılan (paket büyüdükçe birim fiyat düşüyor), bozuk paradan küçük yapışkanlardan alıp, kaybolmasını istemediğiniz her ne ise üzerine yapıştırıyorsunuz. Bluetooth 4.0 destekli herhangi bir cihaza kuracağınız uygulamayla yaklaşık 30 metre çaptaki bir alanda bu yapışkanı takip edebiliyorsunuz.

Ne kaybolmasın isterseniz, ona yapıştırın

Standart bir saat pili kullanan yapışkanların pili yaklaşık 1 sene kullanılabiliyor. Radar uygulaması neyin nerede olduğunu gösterirken, mesafe dışına çıkan yapışkanlar için de alarm verebiliyor.

Beni en çok eğlendiren; girişimi tanıtmak için verdikleri eşinizin arabasına yapıştırın, garaja yanaştığında haberiniz olsun, böylece o eve girmeden evi dertop edin örneği oldu. Tabii siz ortalığı dağınık bırakmak isterseniz, buna da karışan yok.

Türkiye en karlı sektöre adım atıyor

ASELSAN ve Bilkent Üniversitesi ortaklığıyla hayata geçirilen ilk çip üretim şirketi, Türkiye’nin 2015’ten itibaren ikinci baharını yaşayacak sektöre geç de olsa adım atmasını sağladı.

Yerli sanayiyi güçlendirmenin yanı sıra, küresel tedarikçi konumuna gelmesi Türkiye’ye önemli faydalar sağlayabilir.

ASELSAN ve Bilkent Üniversitesi, adı AB-MikroNano olarak belirlenen ilk çip firmasını hayata geçirdiklerini açıkladı. 30 milyon dolar yatırımla hayata geçirilen AB-MikroNano, savunma radarından elektrikli arabaya ve yüksek hızlı trenden 4G/5G telefonların geliştirilmesine kadar birçok alanda kullanılması planlanan çipler geliştirecek. Dahası, güneş ve hidroelektrik santralleri başta olmak üzere enerji sektöründe yeni nesil çipler sayesinde güç tasarrufu sağlanacak. Devamı Oku