Author - canercan98

Hızlı olan oyunu kazanır

Geçtiğimiz ay Turkcell Blog’daki yazımda oyun sektörü ile ilgili önemli istatistikler vererek sektörün dünyada ve ülkemizde ne denli büyüdüğünü paylaşmıştım.

Oyun sektörünün çok ciddi bir potansiyelinin olduğunu ve bu potansiyelin de yavaş yavaş kendini göstermeye başladığının altını çizmiştim. Aynı yazımda, Turkcell Superonline’ın oyunun içerisinde olacağını ve bu konuda ülkemizdeki en güçlü platformlardan birisi olma hedefinden bahsetmiştim.

Geride bıraktığımız bir ay içerisinde gerek ülke gündemimizde, gerekse içerisinde bulunduğumuz sektörde çok önemli gelişmeler yaşandıysa da, oyundan kopmayarak yine sizlerle oyun ile ilgili bazı düşüncelerimi paylaşmak istedim.  Diğer konuların daha önemsiz olduğundan değil, oyun sektörünün potansiyelinin çok önemli olmasından dolayı böyle bir karar verdim. Diğer gelişmelerle ilgili düşüncelerimi de vakit buldukça Turkcell Blog üzerinden sizlerle paylaşacağım.

Gelelim oyuna… Günümüz oyun dünyasıyla ilgili olarak rakamsal bir çok veriyi bir önceki yazımda paylaşmıştım.  Bu kez hızın etkisiyle oyun dünyasında yaşanan değişimlerin altını çizmek istiyorum.

Oyun sektörünün ekonomisinden biraz uzaklaşarak, oyuncuları incelediğimizde oyunun içerisinde onları tutan en önemli faktörün hızlı internet olduğunu görüyoruz. Özellikle tek oyuncunun (Single player) yapay zekaya karşı oynadığı oyunlar her geçen gün popülerliğini yitirirken, buna karşı olarak MMO (Massively multiplayer online) yani devasa ‘çok’ oyunculu online oyunların popülerliğini hızla arttırdığını görüyoruz. Çok sayıda oyucunun internet üzerinde belirli sunuculara bağlı olarak oynadığı bu oyunlarda hızlı interneti olan birkaç adım öne geçiyor. Oğlum ve arkadaşlarının oyun oynamak için genellikle bizim bizim evi tercih etmelerinin de tek nedeni bu,  hızlı internet. 14 yaşında gençler, oyun oynamak için öncelikle hızlı internete ulaşmak istiyor. Nedeni basit, oyun hızlı internet ile oynanabiliyor. İlk şart bu. Diğer tüm ihtiyaçlar ikinci sırada yer alıyor.

Bugün dünyada 1.5 milyara yakın oyuncu bulunuyor. Oyuncuların büyük bir çoğunluğu MMO türü oyunları tercih ediyor.  Bu oyunlar her ne kadar ücretsiz oynanabilse de, oyun içi eşya (In app purchase) satın alarak oyunculara avantaj elde etme şansı sunuyor. Satın alınan eşyalar ile karakterinizi geliştirip, milyonlarca oyuncunun önüne geçebiliyorsunuz. Ancak oyun içi eşya alımından daha da önemli bir konu var. MMO dünyasının ekonomisini büyük ölçüde oyun içi satılan eşyalar oluştursa da, hızlı internet bu tür oyunların can damarını oluşturuyor. Hızlı olan aslında en baştan avantajı eline geçirmiş oluyor. Adeta maçı kendi evinde oynama avantajını elde ediyor.

Frame rate (Saniyede görülen kare sayısı), Ping (Bağlı olunan sunucuyla iletişim süresi) gibi internet hızı ile direkt ilintili ve oyunu oynayabilmek için olmazsa olmaz şartların sağlanabilmesi için yüksek hızlı internet bağlantısı hayati önem taşıyor. Oyundaki başarınız bu şartların eksiksiz olarak sağlanmasının ardından ortaya çıkıyor. Evde bunu gözlemleme şansınız var mı bilmiyorum, ancak internet hızınızı düşürüp evdeki kullanıcıların tepkilerini ölçmenizi öneririm. Hızlı internetin ne kadar önemli olduğunu göreceksiniz.

Hızlı internet, artık hepimizin bildiği üzere fiber teknoloji gerektiriyor. Fiber teknolojilerle ilgili geçmiş yazılarımda da pek çok bilgi aktarmaya, bu teknolojinin ne denli önemli olduğunu belirtmeye çalıştım. Bu yazıda bu konunun detaylarına girmeyeceğim. Bugün sadece oyun değil daha pek çok konuda hızlı internet dendiğinde, akla sadece fiber geliyor. Son zamanlarda çevrenizdeki insanlar, iş yerlerini veya evelerin fiber altyapının bulunduğu bölgelere göre seçiyor yahut taşınıyorlar. Elektrik, su gibi fiberin de zorunlu bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Oyun sektörü de bu altyapının itici güçlerinden en önemlisi olarak öne çıktığını ve ilerleyen günlerde de bu etkisini de hızla attıracağını öngörüyorum.

Ülkemizin potansiyeli ile ilgili uzun zamandır pek çok öngörü ve beklenti yavaş yavaş hayata geçerken, hızlı internet, fiber teknoloji ve bilişim çağında rekabet edebilme potansiyelimizin de yavaş yavaş kendini hissettirdiği günümüzde, hızlı olan bir değil, birkaç adım ileride olacak. Turkcell Superonline olarak, bu gelişmeleri yakından takip ediyor, ileriye dönük tüm planlarımızı da bu gelişmeler çerçevesinde şekillendiriyoruz. Ülkemizi ışık hızında internet ile tanıştırdık, ilerleyen günlerde de en hızlı internet hizmetini, en hızlı internet servisleriyle birleştirerek, müşterilerimizi ihtiyaç duyacakları her alanda hızlandırarak birkaç adım ileri taşıyacağız. Hızlı olanın kazanacağı bu dönemde, Turkcell Superonline müşterileri ışık hızında ilerleyecek.

Site Haritaları

Site haritası,XML formatında hazırlanan ve sitemize ait sayfaları listeleyen bir özel format metin dosyasıdır.Site haritası,arama motorlarına sitemize ait tüm sayfaları listelediği için özellikle çok sayıda sayfa içeren,dinamaik olarak oluşturulan sayfalardan oluşan sitelerin tüm sayfalarının index’lenmesi için arama motorlarına büyük kolaylık sağlamaktadır.

Site haritaları,sitemiz içerisindeki sayfalarımızı arama motorlarına listelerken URL,Priority,Change Frequency ve Last Chabge gibi bir takım açıklayıcı özellikleri içermektedir.Bunlardan biraz bahsedecek olursak;

urlset:Site haritasındaki URL kümesiyle ilgili tüm bilgileri kapsar.

Url:Sitemizin sayfa adreslerini göstermetedir.Tüm sayfa asreslerinin listelenmesi gerekmektedir.

Priority:Arama motoru robotları sitemizin sayfalarını ziyaret ederken onlar hangi sayfanın daha değerli ve daha önemli olduğu ifade etmek için İngilizce “Priority” denen öncelik sıramızı belirlemektedir.Bir Url’nin sitedeki diğer tüm url’lere göre önceliğini açıklar.Bu öncelik 1.0(Son derece önemli ) ile (hiç önemli değil) arasında değişebilir.Örneğin ,ana sayfamızın priority ,yani öncelik değerini 1.0 olarak girerken,iletişim sayfamızın öncelik değerine daha düşük bir değer atayabiliriz.

Change Frequency:Sayfalarımızın hangi sıklıklarda güncelleğini arama motorlarına belirlemek bi bakıma bir daha ne zaman sayfalarımızı ziyaret etmeleri gerektiğini ifade etmeye çalışmaktayız.Bunun için “change frequency” , yani sayfa değişim sıklığımızı doğru olarak atamalı ve arama motoru botları bu ifademize göre sayfalarımızı tekrar ziyaret ettiklerinde sayfa değişimi fark etmelidirler.Syda güncelleme aralığını always(HER ZAMAN) ,hourly(satlik),daily(günlük),weekly(haftalık),monthly(aylık),yearly(yıllık) ve never (hiç bir zaman) olarak atayabiliriz.Örneğin ,sürekli içerik güncellemsinde buluna bir haber sitesi için chabge frequency değerini “always” olarak atayabiliriz.Atadığımız sıklık derecesine göre arama motoru botları sayfa ziyaretlerimizde umdukları değişiklikleri rastlamazlar ise bir süre sonra sayfa ziyaretlerimizde umdukları değişikliğe rastlamazlar ise bir süre sonra bizim site haritamızda belirttiğimiz güncellleme sıklığı derecemize itibar etmeyecekler ve sadece sürekli sitemizi ziyaret etsinler diye sık aralıklar atadığımıza inancaklardır.Bu yüzden,tavsiyem sayfalarımız güncelleme sıklığını doğru olarak belirtmenizde yanadır.

Last Change:Sayfanın son değişim tarihini belitmekte olup site haritası içerisnde listelediğimiz Url’ler son değişim tarihine göre sıralanmalıdırlar.Böylelikle,arama motorları botları son değişim tarihine göre sayfalara önem verecektir.

Site haritası oluşturmak için tavsiye debilceğim program seftplus gsite Crawler Olcaktır.Programı indirmek ve programı ile ilgli daha fazla bilgi ulaşamk isterseniz http://gsitecrawler.com/en/download/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Site haritası oluşturamk için bilgisayarınıza bir bir program yüklemek niyetinde değilseniz

  • http://www.xml-sitemap.com
  • http://www.sitemapdoc.com

Adreslerininden yararlanabilirsiniz

speeCup ile daha az tehlikeli yolculuklar

Daha güvenli yolculuklar için teknoloji bizim hizmetmizde;speeCup

Günlük hayatta karşılaştığımız trafik kazalarının bir nedeni de, teknoloji diyebiliriz. Araç kullanımı sırasında kullandığımız telefonlardan dolayı olan bu kazaların önüne geçilmek için günümüzde hala çalışmalar devam ediyor.

Daha güvenli yolculuklar için teknoloji bizim hizmetmizde;speeCup

Günlük hayatta karşılaştığımız trafik kazalarının bir nedeni de, teknoloji diyebiliriz. Araç kullanımı sırasında kullandığımız telefonlardan dolayı olan bu kazaların önüne geçilmek için günümüzde hala çalışmalar devam ediyor.

Beynimiz yılın her dönemi farklı şeylere odaklanıyor

Çalışma belleği etkinliği sonbaharda zirveye çıkarken, dikkat yaz aylarında zirveyi zorluyor. Yani beynimiz yılın her dönemi farklı şeylere mi odaklanıyor?

Kış çoğu zaman kasvet, bahar ise keyif verici olarak hissedilir. Mevsimler salınımlar çoğu kişiye göre böyle gerçekleşir. Fakat bu hislerin ötesinde, Proceedings of the National Academy of Sciences tarafından yapılan bir araştırmaya göre, yıllık döngüler düşündüğünüz gibi olmayabilir.

Araştırmaya, 28 gönüllünün bilişsel işlevleri yıl içinde farklı noktalarda test edilerek, mevsimsel olarak beyin bölgesi aktivitelerindeki değişimler araştırmacılar tarafından not edilerek başlandı.

Araştırmaya göre, çalışma belleği alanları, sonbahar ekinoksu etrafında en yüksek performans gösterdi. Yaz gündönümünde ise dikkat ile ilgili alanlar yükselişe geçti.

Belçika’da Liege Üniversitesi tarafından yapılan araştırma, Pierre Maquet’in ve Gilles Vandewalle önderliğinde, 21 yaş etrafında toplanan, sağlıklı ve cinsiyete göre eşit bölünmüş 28 gönüllü üzerinde test edildi. Araştırmacılar gönüllülerin günlük ritim ve çevresel faktörlerin etkisini ekarte etmesi için 4.5 gün boyunca laboratuarda kalmak suretiyle gönüllüleri hazırladı. Bu hazırlık aşamasından sonra gönüllülere bilişsel testi uygulandı ve fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) kullanarak beyin aktiviteleri takip edildi.

Beyin aktivitelerinin anlık incelendiği araştırmada, araştırmacılar katılımcıların yılın farklı zamanlarında aktif beyin alanlarının değiştiğini fark etti. Beyin aktivitesindeki farklılıklar, katılımcıların genel performanslarına engel olmamasına rağmen, görüntüler beynin farklı bölgelerinin sezona dayalı olarak değiştiğini gösterdi.

Özellikle, frontopolar alanlar gibi çalışma belleğinin yer aldığı beyin bölgelerinde aktivite, sonbaharda en aktif ve ilkbaharda rölantiye yakın idi. Dikkat ile bağlantılı beyin bölgeleri için yazın yükseklik doruğa ulaşırken kışın ise tam tersi idi.

Zihinsel salınımların önemini anlamak için erken olsa da, araştırma; insan beyniyle ilgili öğrenme ve davranışları etkileyebilecek, daha önce farkedilmemiş mevsimsel ipuçları sağlayabilir.

Asp.Net İle Kimlik Denetleme

Kimlik denetleme ve verilere güvenli erişim işlemi günlük yaşantımızın bir parçası durumundadır.İnter gibi devasa büyük bir ağ ortamında verileri kullanıcılara açmak ve güvenli bir biçimde idare etmek elbette büyük önem arz edecektir.Bugün alış-veril siteleri başta olmak üzere  eğitim tabanlı  kurulan sitelerin tamamında kimlik denetmele işlemi yapılmaktadır.Bu işelm sonunda kendi veritabanlarında hem güvenlik hemde ticari bir düşünce yer almaktadır.

ASP.NET’in sunduğu ve en çok tercih edilen kimlik denetleme işlemi Forms kimlik isteyen kişilerin kullanıcı hesapları kayıtlı ise ilgili siteye girebilmek değilse kendini kayıt ettireceği başka bir sayfaya yönlendirmektedir.Böyle bir yöntem ile hangi tarihte hangi kullanıcın hangi  ip adresi ile eriştiğini bulmak mümkün olmaktadır.Bu aşamada ASP.NET’in sunduğu web.config dosyası önemli bir yer teşkil etmektedir.

Bu tür kimlik denetimini yapan bir sayfa yapmak için önce web.config dosyası içersinde güvenlik kipi ayarlanacak.Aynı dosya içerisinde kısıtlama getirilecek dosya yada dizin isimleri belirtilecek ve ardından oturum açma sayfası oluşturulacaktır.Tüm bu saydıklarımızı tek bir .NET uygulaması içerisinde yapacağız.

Bağcılar İlaçlama Hizmeti Ne Düzeyde?

Böcek ilaçlama hizmetlerinin son yıllarda en çok ilgi gören ve yararlanılan hizmetler arasında yer almaya başladığını söylemek mümkün.

Doğal yaşam alanları şehirleşme ile birlikte fazlasıyla daraltılmış olan bu canlıların insanların yaşadıkları alanlara geçmeleri son derece doğal bir durum. Bu noktada insanlara düşen görevin alacağı önlemlerle sağlığını bozabilecek bu canlıları ortamdan uzaklaştırmak olacaktır. Özellikle ev ortamlarında son derece tehlikeli etkiler yaratabilen bu canlıların mutfak ortamlarından kesinlikle uzak tutulması gerekiyor. Çeşitli mikrop ve virüslerin insanlara besin yoluyla geldiğini söylemek mümkün. Mutfak ortamlarında dolaşan böceklerin üzerlerinde taşıdıkları mikropları mutfak ortamlarına aktararak bu anlamda rahatsızlığa neden olabilecek problemleri ortaya çıkarabildiği söylenebilir. Böcek ilaçlama Bağcılar genelinde binlerce aile ve işyeri sahibinin yararlandığı hizmetler arasında bulunuyor. İstanbul’un hangi semtinde ikamet ediyorsanız o semt doğrultusunda bir şirket araştırması yapmanız elbette vakit kaybı yaşamadan doğrudan şirket yetkililerinin yaşam alanınızı görmeye geleceğini söyleyebiliriz. Bağcılar böcek ilaçlama hizmetleri bu anlamda büyük ve geniş bir çeşitliliğe ulaşmış durumda. Bu durumda insanların zararlı canlılara karşı alabilecekleri çeşitli önlemlerin profesyonel şirketler bünyesinde alınması harika etkilerin beraberinde gelmesine neden olmakta.

Doğru etkilerle karşılaşmak ve problemleri ortadan kaldırabilmek adına profesyonel şirketler dışında hiçbir şirketle muhatap olmamalı hizmetlerinden yararlanmamaya çalışmalısınız. Unutmamalısınız ki yanlış bir şirketin yapacağı müdahalelerle böcek sayısını onlarca kat daha fazlasına ulaştıracağı bilinir. Yüce ilaçlama seçeneklerini iyi inceleyin.

 

Plazalarda Kullanılan Ofis Bölme Sistemleri

Ofis bölme sistemleri alanların en verimli şekilde kullanılmasını, aynı zamanda ısı ve ses yalıtımının da iyi bir şekilde sağlanması için oldukça önemli mimari bir uygulamadır. Mimari özelliklerinin yanı sıra dekorasyonda da sağladığı şıklık sayesinde ofislerin modern bir görüntüye kavuşmasına yardımcı olur ve profesyonel bir görünüm elde etmenizi sağlayarak ihtiyacınız olan ofis görüntüsünü size sağlar.Ofis bölme sistemleri son yıllarda en çok tercih edilen yapı malzemelerinden birisidir. Özellikle plazalarda oldukça fazla tercih edilen ofis bölme sistemlerinin işletmelere ve çalışanlara sağladığı faydalar ise şunlardır:

 1- Ofislerde artan verim:

Ofis bölme sistemleri sayesinde çalışanlar daha verimli bir çalışma alanına sahip olur. Bölme sistemi olmayan alanlarda gürültü kirliliği ortaya çıkar ve bu durum çalışanların performansını oldukça ciddi bir şekilde etkiler. Gürültü kirliliğine bağlı olarak bilgi karışıklıkları meydana gelir ve iş işleyişinde aksamalara neden olur. İşletmelerde kaybedilen zamanlar aynı zamanda parada da kayıp yaşanmasına neden olur ve ne yazık ki istenilen hedeflere istenilen zamanda ulaşılamaz.

Ofis bölme sistemleri ofislerde gürültü kirliliği ortadan kaldıran çok önemli bir yapı malzemesidir. Bu sayede bilgi kirliliklerinin yaşanmasına engel olunur ve çalışanların daha izole bir ortamda daha verimli çalışması için gerekli ortam sağlanmış olur. Aynı zamanda ofis bölme sistemleri ile departmanlar birbirinden ayrılarak işlerin daha özel ve profesyonel bir şekilde yürütülmesi sağlanır ve işletmelerin iş süreçleri daha sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilerek iş performansı yükseltilir. Çalışanların kendilerine özel alanlarda çalışma imkânı bulmaları aynı zamanda psikolojik olarak da onları olumlu etkiler ve daha verimli bir şekilde çalışma isteği duyarlar.

 2- Enerji tasarrufu ve azalan faturalar:

Ofis bölme sistemlerinin işletmelere sağladığı diğer bir önemli avantaj ise enerji tasarrufudur. Ofis bölme sistemleri ile bölümlendirilmiş plazalarda enerji daha verimli bir şekilde kullanılarak enerjiden tasarruf edilir ve bu da faturalara olumlu bir şekilde yansıyarak işletmelerin giderlerinin azalmasını sağlar. Ofis bölme sistemlerinde kullanılan gelişmiş malzemeler ısı yalıtımını en verimli şekilde sağlayacak ürünler ile üretilmektedir. Bölme sistemleri kullanılmayan ofislerde geniş alanları ısıtmak ve soğutmak için oldukça fazla enerji harcamak zorunda kalırsınız. Ancak bölme sistemleri sayesinde alanları daha kısa sürede ısıtıp veya soğutup enerji kullanımını en verimli şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Bölme sistemlerinde kullanılan malzemeler aynı zamanda ısıyı daha uzun süre muhafaza etmenizi de sağlar ve bu da size enerji kullanımından daha fazla tasarruf etmenizi sağlayacak çok önemli bir detaydır.

Çağrı İnşaat 1993 yılından beri sektörde hizmet vermekte ve ofislerinizin yapı ihtiyaçlarını karşılayarak en verimli kullanım imkânı olan ofislere sizi kavuşturmaktadır. Sektördeki deneyimi ve ofis bölme sistemlerindeki profesyonelliği ile ihtiyacınızı belirleyerek size özel çözümler sunan firma, aynı zamanda uygun fiyatları ile bütçenizin de yanında oluyor. Her ofis dekorasyonuna uygun ofis bölme sistemleri ile ofislerinizin daha şık olmasını sağlayan Çağrı İnşaat, kullandığı kaliteli dekorasyon malzemeleri ile size ömürlük bir kullanım imkânı sunmaktadır. Plazalar için özel bölme sistemleri çözümleri ile alanların daha verimli kullanılması için projeler geliştiren firma, ihtiyacınız olan profesyonel görünümü elde etmenize de yardımcı olmaktadır. Ofislerde kullanım alanları ne kadar olursa olsun en uygun bölme sistemlerini büyük bir titizlik ile uygulayan Çağrı İnşaat ile hayalinizdeki ofislere kısa bir sürede sahip olabilirsiniz.

Ofis bölme sistemleri ile ilgili daha detaylı bilgi almak ve Çağrı İnşat tarafından yapılan bölme sistemlerini daha detaylı incelemek için www.cagriinsaat.com.tr adresini ziyaret edebilir ve ofisiniz için en uygun çözümlere anında ulaşabilirsiniz.

 

Akıllı telefon ve tabletlerde joystick ile oyun keyfi katlanıyor

en One Design tarafından geliştirilen Fling Mini Joystick akıllı telefon ve tabletle oyun oynamayı işkence olmaktan çıkartıyor

Analiz şirketi Flurry’nin hazırladığı yıllık mobil kullanım istatistikleri, mobil oyunlar açısından oldukça ilginç verileler sunuyor. Şirkete göre mobil kullanıcıları, mobil aygıtlarını kullanırken harcadıkları vakitlerinin yüzde 20’sini mobil tarayıcılarda, yüzde 80’inini ise mobil uygulamalarda geçirmektedir.

Yüzde 80’lik mobil uygulamaların alt kırılımlarına baktığımızda ise vaktimizin yüzde 32’sini oyunlara, yüzde 17’sini Facebook’a, yüzde 10’luk kısmını da sosyal mesajlaşma uygulamalarına harcıyoruz. Yani kısaca mobil oyunlara bayılıyoruz ve mobil aygıtlara harcadığımız vaktimizin 1/4’ünü mobil oyunlara ayırıyoruz. Peki ne kadar keyif alıyoruz?

Harcadığımız bu sürenin hakkını verme konusunda dokunmatik ekranların bilgisayarlar kadar keyif verdiğini söylemek de açıkçası pek mümkün değil. Mobil aygıtlarda bu keyfi maksimize etmek için oldukça pratik bir ürün piyasaya sürüldü: Fling mini dokunmatik ekran joysticks.

Fling Mini Joystick, iPhone, iPod touch ve Android telefonlarda kullanılabilmektedir. Herhangi bir ek özellik gerektirmez, pilinizi tüketmez ve açıkçası Fling Mini Joystick bir elektronik aparat değildir. Zekice tasarlanan mini joystick dokunmatik ekrana oturan iki adet koldan oluşmaktadır. Ekranda yaptığınız işlemleri görebilmeniz için kollar şeffaf plastikten tasarlanmıştır. Mobilde oyun keyfini katlamak isteyenlere duyurulur.

10 maddede 2016’nın depolama trendleri

2016 yılına girdik ve yeni bir yılın getirdiği yeni depolama trendleri ile karşı karşıyayız. 2016 yılında veri merkezi yöneticilerinin, kurumsal stratejileri ve depo alımlarını şekillendirecek olan bu trendleri göz önünde bulundurması oldukça muhtemel görünüyor.

1. Soğuk depolama/Arşivleme

Veri arşivleme ve soğuk depolama, akın akın gelen sınıflandırılmış veya sınıflandırılmamış tüm verilerin depolanmasında birçok şirketin kullandığı nispeten sıradan ancak bir o kadar da gerekli bir yöntem. Soğuk depolama ise nadir kullanılan verilerin saklanmasında oldukça masrafsız bir yöntem ve verilerin yavaş çalışan ucuz disklere kaydedilmesi sayesinde medya masrafları da düşüyor. Bu yöntemler depolama konusunda eskiden ikinci tercih konumunda olsa da 2016 yılında bu durum değişecek gibi görünüyor.

2. Depoyu hibrid bir bulut sistemine dönüştürme

Bulut teknolojisinin kullanılmaya başlanmasından bu yana 10 yıllık bir süreç geride bırakıldı ancak şirketler kamu ve özel gibi birden fazla veri kaynağını hareket ettirmede zorluklar yaşıyor. Özellikle büyük çapta veri projelerini gerçekleştirirken tüm verilerin bir noktada birleştirilmesi ve birlikte hareket ettirilmesi gerekiyor. 2016 yılı itibariyle depo ve bilişim sağlayıcıları, şirketlerin verilerini farklı bulut sistemleri arasında kolaylıkla taşıyabileceği yöntemler üzerinde çalışıyor.

3. Sıralı depolama otomasyonu

Yeni yıl ile birlikte birçok veri merkezi elindeki verileri en sık erişilen ve nadir erişilen gibi kategorilerde tutarak hızlı erişim sağlamaya başladı. Bu yöntemde sürekli erişim talep edilen veriler taşınabilir ve sabit durumdaki hızlı sürücülere depolanırken erişim isteğinde yoğunluk olmayan diğer veriler daha yavaş disklere veya bant sürücülerine depolanıyor. Eskiden bu tarz kategorilere ayrılma işlemi el ile yapılırken 2016 yılı itibariyle bu işlem önceden programlama ile veri depolama otomasyonunu önemli ölçüde hızlanacak.

4. Hareketli iş istasyonları

Laptop veya masaüstü bilgisayar tercihlerinizde artık sabit sürücüler yerine taşınabilir sürücüler bulunsun. Bu tarz depolama sistemine sahip daha fazla bilgisayarın bir araya gelmesiyle verilerin bir bulut veya veri merkezinde toplandığı daha küçük bir istemci oluşturulabilir.

5. Taşınabilir sürücüler

2015 yılının ortalarında taşınabilir sürücülerin fiyatlarında 18 aylık bir sürede yaklaşık %75’lik bir düşüş yaşandığı görüldü. Artık veri merkezleri depolarını taşınabilir sürücülerinden oluşturmak için kesenin ağzını açmaya başladılar.

6. Yeni nesil sabit sürücü

Veri merkezleri uzun bir süredir depolama için sabit sürücüleri kullanıyor ve sabit sürücüler bir anda ortadan kaybolmayacak. 2016 yılı ile birlikte Intel, Optane sürücülerinde yeni nesil bir depolama sistemi kullanacak ve bu sistem şu an taşınabilir veya sabit sürücülerde bulunan veri depolama sisteminden 1.000 kat daha hızlı çalışabilecek. Söz konusu Optane sürücüler, sabit sürücünün güç kaybı yaşaması durumunda dahi verileri saklayıp koruyabilecek.

7. Verileri bilanço tablosunda malvarlığı olarak kullanma

Verilerin şirketlerin bilanço tablosunda paraya çevrilebilir bir varlık olarak gösterilmesi şimdiden sanayi analistleri ve düzenleyicileri tarafından aktif bir şekilde tartışılıyor. Eğer bu durum gerçekleşirse, şirketlerin veriye olan bakışları tamamen değişecek ve depolama açısından verilerin değeri şirket gözünde oldukça artacak. Bu durum son teknoloji depolama yöntemlerine ve depolama yönetimi sistemlerine yapılacak olan kurumsal yatırımları artırabilir.

8. Baştan sona depolama yönetimi

Kategorili depolama yönetimi otomasyonundaki problem her depolama sağlayıcısının kendine özgü donanım ve teknolojiye sahip olması. Depolama yöneticisinin gözünden bakıldığında tüm depolama sisteminin nasıl işlediğine dair genel bir şemanın olması gerekir. 2016 yılında tek bir bütün olarak işleyen bir depolama yönetiminin gerçekleşeceğinden söz edemeyiz ancak depolama sağlayıcıları daha ucu açık bir arayüz oluşturmak için çalışmalarına devam ediyor. Bu doğrultuda “eklenti” konsepti hayata geçirilerek birden farklı depolama sisteminin bir arada nasıl çalıştığı tek bir şema üzerinden görüntülenmesi amaçlanıyor.

9. Daha iyi katıhal sürücü performansı için yeni yongalar

APKD (Alanda Programlanabilir Kapı Dizileri) yongaları, teknik olarak veri dünyasının bir parçası ancak depolama sağlayıcıları artık daha büyük veri işlemleri için yeni yonga türlerini kullanmanın yollarını arıyorlar. APKD işlemcileri büyük boyutlardaki verilerin daha hızlı işlenmesini sağlıyor ve bu sayede veriye erişimdeki karar sürecini büyük oranda kısaltıyor. APKD teknolojisi bu işlemi yaparken eski bir sabit sürücü tekniği olan “veri bölmeyi” kullanıyor. Süreç içerisinde erişilmek istenen veri birden fazla parçaya ayrılarak birden fazla farklı depolama sürücüsüne dağıtılıyor ve daha hızlı erişim sağlanıyor. Bu sayede sabit disk performansı artıyor ve yüksek veri taleplerinde dahi kolaylıkla çalışıyor.

10. Kasetlerin geleceği

Kasetlerin bir depolama yolu olarak kullanılmasının zamanla azalıp yok olacağı senelerdir dile getirilen bir kehanet olsa da gerçek çok farklı. Geçtiğimiz sene göz önüne alındığında birçok şirket özellikle bina güvenliği için kamera sistemleri açısından kasetlerde depolama yapmaya devam edecek. Video kayıtlarının uzun süre saklanmasına devam edilmesi kasetlerin var olması için yeterli görünüyor.

İnsanları etkilemek için sadece kelimeleriniz var!

Nasıl bir başlık atmalıydık? Ya da nasıl bir hikâye kurgulamalıydık sizlere bu yazıyı okutabilmek için? Madem okumak için tıkladınız o zaman size kaliteli bir içerik sunulması halinde bu yazının sonunu getirebileceğinizi gösterir.

Ülke olarak okuma konusundaki tembelliğimizi azaltmak için öncelikle yazının gözümüze yoğunlaştırılmış şekilde gelmemesi gerekir. O zaman güzel bir ipucu ile yazımıza başlayalım. Uzun yazılarınızın okunabilirliğini arttırmak için mutlaka alt başlıklar ve kısa paragraflar kullanın.

Günlük hayatımızda gerçekleştirdiğimiz anlatımlarda karşıdaki kişi ile sıralı bir konuşma yaşarken, internette sadece siz konuşursunuz. O zaman tek silahınız da kelimeler olur…

En Çok Tüketilen İçerikler

Ülkemizde en çok tüketilen içerikler SPOR alanında gerçekleşiyor. Bu durum açıkçası pekte şaşırtıcı değil. Davranışların takibinde ise sosyal medya uygulamaları kullanımı, online radyo dinlemek ve ücretsiz yazılım indirmek Türk internet kullanıcılarının yoğun davranışları arasında yer alıyor. 

Kimler Okuyor?

İçerik tüketimi konusunda %10’luk bir pay ile erkeklerin önde olması, bayanların %45’lik bir oranda kaldığı görülüyor. Okuyucu kitlesinin ise %60 oranında 16-34 yaş kitle tarafından tüketildiğini bir gerçektir.

Ayrıca erkek internet kullanıcıların reklam içermeyen metinlere daha yatkın olduğu detayını da paylaşmadan geçmeyelim.

Satın Almadan Önce İçeriğe İhtiyaç Duyuyorlar

Herhangi bir ürün olabilir. İnsanların alışveriş davranışları değiştikçe ürün alım süreçleri, araştırma süreçleri ile birlikte arttı. Peki, normal bir kullanıcı ürünü almadan önce nelere ihtiyaç duyuyor?

– Firma/Sitenin güvenilirliğine inandıracak içeriklere
– Ürünün kalitesini ve kullanışlılığını arttıracak içeriklere
– Kullanıcı tecrübelerine ve değerlendirme yorumlarına
– Tavsiye edilen bir ürün olup olmadığına
– En uygun fiyat garantisini sağlayan içeriklere

Hal böyle olunca firmalar içinde detaylı bir çalışma başlıyor.

Mükemmel İçerik Hazırlamak İçin 10 Altın Kural

– Başlık olabildiğince kısa ve içeriği yansıtan bir şekilde oluşturulmalıdır.

– İçeriğin oluşturulma sürecinden önce hangi konulara değineceğinizi başlıklar/alt başlıklar belirleyin ve anlatım sıralamasını sağlayın. Bu içeriğinizin bütünlüğünü ve akıcılığını sağlar. Tabi birde sizin konudan sapmanızı engeller.

– Yazım ve imla hatalarını sıfıra indirin. Bu konuda Office programlarından da yardım alabilirsiniz.

– Gereksiz cümle ve süslü kelimelerden kaçının. Verdiğiniz tüm bilgiler somut kanıtlara dayansın.

– İçeriklerinizde kendi tarzınızı oluşturun. Anlatım tarzınızı beğenen kişiler bir süreden sonra sizin sürekli takipçiniz olacaklardır.

– Metninizi mümkün olabildiğince 3-4 satırlık paragraflara bölün. Yoğun şekilde sıkıştırılmış yazılar göze zorlu bir metin olarak gelse de bu teknik sayesinde okunurluğu daha fazla arttırabilmeniz mümkündür.

– Önemli yerleri vurgulayın. İster altını çizin, ister üstünü, ister karalayın, ister farklı renkler verin fakat önemli yerleri mutlaka vurgulayın.

– Görseller ile zenginleştirin. Eğer mümkünse ücretli görseller ile kullanım haklarına sahip olun. Makalenin kalite oranını belirleyen bir faktörde ürünün görsel zenginliği/kalitesidir.

– Bilmediğiniz konularda içerikler oluştururken iyi araştırma yapın, değerli bilgileri toparlayarak içeriğinize serpiştirin. Bu detay sizi yazdığınız içerikte otoriter olarak gösterecektir.

– İçeriğinizi oluşturduktan sonra mutlaka baştan sona okuyun. Özeleştiri yaparak gerekli değişimleri gitmeniz, içeriği yayınladıktan sonra fark edeceğiniz hataların önüne geçilmesini sağlayacaktır.

İçeriklerinizin Kalitesini Anlamak İçin 3 İpucu

– Sayfada Kalma Süresi

İlgili içeriğinizde ziyaretçiler giriş yaptıktan sonra ne kadar süre sayfanızda kalıyor hiç incelediniz mi? Mutlaka incelemeniz gerekmektedir. Öncelikle içeriği kendiniz okurken zaman tutarak normalde olması gereken süreyi hesaplayabilirsiniz. İçeriğinizin kalitesi ziyaretçinin sayfada kalma süresi ile ölçülebilir.

– Site İle Etkileşim

Eğer ki alakalı içeriğiniz üzerinden sipariş, talep veya bir etkileşim alıyorsanız ziyaretçi/etkileşim oranları da size sağlıklı sonuçlar verebilmektedir.

– Sosyal Medya Etkileşimi

Yazılarınız sosyal medyada beğeniliyor, paylaşılıyor mu? Bu tarz kullanıcı davranışları almanız için gerçekten içeriğin hakkını vermeniz gerekmektedir. Özellikle ülkemizde çok fazla takdir görmeyen kaliteli içerik en azından emeğe saygı gösteren internet kullanıcıları ile etkileşim kurmanızı sağlar.  Devamı Oku