Author - canercan98

Asp.Net İle Kimlik Denetleme

Kimlik denetleme ve verilere güvenli erişim işlemi günlük yaşantımızın bir parçası durumundadır.İnter gibi devasa büyük bir ağ ortamında verileri kullanıcılara açmak ve güvenli bir biçimde idare etmek elbette büyük önem arz edecektir.Bugün alış-veril siteleri başta olmak üzere  eğitim tabanlı  kurulan sitelerin tamamında kimlik denetmele işlemi yapılmaktadır.Bu işelm sonunda kendi veritabanlarında hem güvenlik hemde ticari bir düşünce yer almaktadır.

ASP.NET’in sunduğu ve en çok tercih edilen kimlik denetleme işlemi Forms kimlik isteyen kişilerin kullanıcı hesapları kayıtlı ise ilgili siteye girebilmek değilse kendini kayıt ettireceği başka bir sayfaya yönlendirmektedir.Böyle bir yöntem ile hangi tarihte hangi kullanıcın hangi  ip adresi ile eriştiğini bulmak mümkün olmaktadır.Bu aşamada ASP.NET’in sunduğu web.config dosyası önemli bir yer teşkil etmektedir.

Bu tür kimlik denetimini yapan bir sayfa yapmak için önce web.config dosyası içersinde güvenlik kipi ayarlanacak.Aynı dosya içerisinde kısıtlama getirilecek dosya yada dizin isimleri belirtilecek ve ardından oturum açma sayfası oluşturulacaktır.Tüm bu saydıklarımızı tek bir .NET uygulaması içerisinde yapacağız.

Bağcılar İlaçlama Hizmeti Ne Düzeyde?

Böcek ilaçlama hizmetlerinin son yıllarda en çok ilgi gören ve yararlanılan hizmetler arasında yer almaya başladığını söylemek mümkün.

Doğal yaşam alanları şehirleşme ile birlikte fazlasıyla daraltılmış olan bu canlıların insanların yaşadıkları alanlara geçmeleri son derece doğal bir durum. Bu noktada insanlara düşen görevin alacağı önlemlerle sağlığını bozabilecek bu canlıları ortamdan uzaklaştırmak olacaktır. Özellikle ev ortamlarında son derece tehlikeli etkiler yaratabilen bu canlıların mutfak ortamlarından kesinlikle uzak tutulması gerekiyor. Çeşitli mikrop ve virüslerin insanlara besin yoluyla geldiğini söylemek mümkün. Mutfak ortamlarında dolaşan böceklerin üzerlerinde taşıdıkları mikropları mutfak ortamlarına aktararak bu anlamda rahatsızlığa neden olabilecek problemleri ortaya çıkarabildiği söylenebilir. Böcek ilaçlama Bağcılar genelinde binlerce aile ve işyeri sahibinin yararlandığı hizmetler arasında bulunuyor. İstanbul’un hangi semtinde ikamet ediyorsanız o semt doğrultusunda bir şirket araştırması yapmanız elbette vakit kaybı yaşamadan doğrudan şirket yetkililerinin yaşam alanınızı görmeye geleceğini söyleyebiliriz. Bağcılar böcek ilaçlama hizmetleri bu anlamda büyük ve geniş bir çeşitliliğe ulaşmış durumda. Bu durumda insanların zararlı canlılara karşı alabilecekleri çeşitli önlemlerin profesyonel şirketler bünyesinde alınması harika etkilerin beraberinde gelmesine neden olmakta.

Doğru etkilerle karşılaşmak ve problemleri ortadan kaldırabilmek adına profesyonel şirketler dışında hiçbir şirketle muhatap olmamalı hizmetlerinden yararlanmamaya çalışmalısınız. Unutmamalısınız ki yanlış bir şirketin yapacağı müdahalelerle böcek sayısını onlarca kat daha fazlasına ulaştıracağı bilinir. Yüce ilaçlama seçeneklerini iyi inceleyin.

 

Plazalarda Kullanılan Ofis Bölme Sistemleri

Ofis bölme sistemleri alanların en verimli şekilde kullanılmasını, aynı zamanda ısı ve ses yalıtımının da iyi bir şekilde sağlanması için oldukça önemli mimari bir uygulamadır. Mimari özelliklerinin yanı sıra dekorasyonda da sağladığı şıklık sayesinde ofislerin modern bir görüntüye kavuşmasına yardımcı olur ve profesyonel bir görünüm elde etmenizi sağlayarak ihtiyacınız olan ofis görüntüsünü size sağlar.Ofis bölme sistemleri son yıllarda en çok tercih edilen yapı malzemelerinden birisidir. Özellikle plazalarda oldukça fazla tercih edilen ofis bölme sistemlerinin işletmelere ve çalışanlara sağladığı faydalar ise şunlardır:

 1- Ofislerde artan verim:

Ofis bölme sistemleri sayesinde çalışanlar daha verimli bir çalışma alanına sahip olur. Bölme sistemi olmayan alanlarda gürültü kirliliği ortaya çıkar ve bu durum çalışanların performansını oldukça ciddi bir şekilde etkiler. Gürültü kirliliğine bağlı olarak bilgi karışıklıkları meydana gelir ve iş işleyişinde aksamalara neden olur. İşletmelerde kaybedilen zamanlar aynı zamanda parada da kayıp yaşanmasına neden olur ve ne yazık ki istenilen hedeflere istenilen zamanda ulaşılamaz.

Ofis bölme sistemleri ofislerde gürültü kirliliği ortadan kaldıran çok önemli bir yapı malzemesidir. Bu sayede bilgi kirliliklerinin yaşanmasına engel olunur ve çalışanların daha izole bir ortamda daha verimli çalışması için gerekli ortam sağlanmış olur. Aynı zamanda ofis bölme sistemleri ile departmanlar birbirinden ayrılarak işlerin daha özel ve profesyonel bir şekilde yürütülmesi sağlanır ve işletmelerin iş süreçleri daha sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilerek iş performansı yükseltilir. Çalışanların kendilerine özel alanlarda çalışma imkânı bulmaları aynı zamanda psikolojik olarak da onları olumlu etkiler ve daha verimli bir şekilde çalışma isteği duyarlar.

 2- Enerji tasarrufu ve azalan faturalar:

Ofis bölme sistemlerinin işletmelere sağladığı diğer bir önemli avantaj ise enerji tasarrufudur. Ofis bölme sistemleri ile bölümlendirilmiş plazalarda enerji daha verimli bir şekilde kullanılarak enerjiden tasarruf edilir ve bu da faturalara olumlu bir şekilde yansıyarak işletmelerin giderlerinin azalmasını sağlar. Ofis bölme sistemlerinde kullanılan gelişmiş malzemeler ısı yalıtımını en verimli şekilde sağlayacak ürünler ile üretilmektedir. Bölme sistemleri kullanılmayan ofislerde geniş alanları ısıtmak ve soğutmak için oldukça fazla enerji harcamak zorunda kalırsınız. Ancak bölme sistemleri sayesinde alanları daha kısa sürede ısıtıp veya soğutup enerji kullanımını en verimli şekilde gerçekleştirebilirsiniz. Bölme sistemlerinde kullanılan malzemeler aynı zamanda ısıyı daha uzun süre muhafaza etmenizi de sağlar ve bu da size enerji kullanımından daha fazla tasarruf etmenizi sağlayacak çok önemli bir detaydır.

Çağrı İnşaat 1993 yılından beri sektörde hizmet vermekte ve ofislerinizin yapı ihtiyaçlarını karşılayarak en verimli kullanım imkânı olan ofislere sizi kavuşturmaktadır. Sektördeki deneyimi ve ofis bölme sistemlerindeki profesyonelliği ile ihtiyacınızı belirleyerek size özel çözümler sunan firma, aynı zamanda uygun fiyatları ile bütçenizin de yanında oluyor. Her ofis dekorasyonuna uygun ofis bölme sistemleri ile ofislerinizin daha şık olmasını sağlayan Çağrı İnşaat, kullandığı kaliteli dekorasyon malzemeleri ile size ömürlük bir kullanım imkânı sunmaktadır. Plazalar için özel bölme sistemleri çözümleri ile alanların daha verimli kullanılması için projeler geliştiren firma, ihtiyacınız olan profesyonel görünümü elde etmenize de yardımcı olmaktadır. Ofislerde kullanım alanları ne kadar olursa olsun en uygun bölme sistemlerini büyük bir titizlik ile uygulayan Çağrı İnşaat ile hayalinizdeki ofislere kısa bir sürede sahip olabilirsiniz.

Ofis bölme sistemleri ile ilgili daha detaylı bilgi almak ve Çağrı İnşat tarafından yapılan bölme sistemlerini daha detaylı incelemek için www.cagriinsaat.com.tr adresini ziyaret edebilir ve ofisiniz için en uygun çözümlere anında ulaşabilirsiniz.

 

Akıllı telefon ve tabletlerde joystick ile oyun keyfi katlanıyor

en One Design tarafından geliştirilen Fling Mini Joystick akıllı telefon ve tabletle oyun oynamayı işkence olmaktan çıkartıyor

Analiz şirketi Flurry’nin hazırladığı yıllık mobil kullanım istatistikleri, mobil oyunlar açısından oldukça ilginç verileler sunuyor. Şirkete göre mobil kullanıcıları, mobil aygıtlarını kullanırken harcadıkları vakitlerinin yüzde 20’sini mobil tarayıcılarda, yüzde 80’inini ise mobil uygulamalarda geçirmektedir.

Yüzde 80’lik mobil uygulamaların alt kırılımlarına baktığımızda ise vaktimizin yüzde 32’sini oyunlara, yüzde 17’sini Facebook’a, yüzde 10’luk kısmını da sosyal mesajlaşma uygulamalarına harcıyoruz. Yani kısaca mobil oyunlara bayılıyoruz ve mobil aygıtlara harcadığımız vaktimizin 1/4’ünü mobil oyunlara ayırıyoruz. Peki ne kadar keyif alıyoruz?

Harcadığımız bu sürenin hakkını verme konusunda dokunmatik ekranların bilgisayarlar kadar keyif verdiğini söylemek de açıkçası pek mümkün değil. Mobil aygıtlarda bu keyfi maksimize etmek için oldukça pratik bir ürün piyasaya sürüldü: Fling mini dokunmatik ekran joysticks.

Fling Mini Joystick, iPhone, iPod touch ve Android telefonlarda kullanılabilmektedir. Herhangi bir ek özellik gerektirmez, pilinizi tüketmez ve açıkçası Fling Mini Joystick bir elektronik aparat değildir. Zekice tasarlanan mini joystick dokunmatik ekrana oturan iki adet koldan oluşmaktadır. Ekranda yaptığınız işlemleri görebilmeniz için kollar şeffaf plastikten tasarlanmıştır. Mobilde oyun keyfini katlamak isteyenlere duyurulur.

10 maddede 2016’nın depolama trendleri

2016 yılına girdik ve yeni bir yılın getirdiği yeni depolama trendleri ile karşı karşıyayız. 2016 yılında veri merkezi yöneticilerinin, kurumsal stratejileri ve depo alımlarını şekillendirecek olan bu trendleri göz önünde bulundurması oldukça muhtemel görünüyor.

1. Soğuk depolama/Arşivleme

Veri arşivleme ve soğuk depolama, akın akın gelen sınıflandırılmış veya sınıflandırılmamış tüm verilerin depolanmasında birçok şirketin kullandığı nispeten sıradan ancak bir o kadar da gerekli bir yöntem. Soğuk depolama ise nadir kullanılan verilerin saklanmasında oldukça masrafsız bir yöntem ve verilerin yavaş çalışan ucuz disklere kaydedilmesi sayesinde medya masrafları da düşüyor. Bu yöntemler depolama konusunda eskiden ikinci tercih konumunda olsa da 2016 yılında bu durum değişecek gibi görünüyor.

2. Depoyu hibrid bir bulut sistemine dönüştürme

Bulut teknolojisinin kullanılmaya başlanmasından bu yana 10 yıllık bir süreç geride bırakıldı ancak şirketler kamu ve özel gibi birden fazla veri kaynağını hareket ettirmede zorluklar yaşıyor. Özellikle büyük çapta veri projelerini gerçekleştirirken tüm verilerin bir noktada birleştirilmesi ve birlikte hareket ettirilmesi gerekiyor. 2016 yılı itibariyle depo ve bilişim sağlayıcıları, şirketlerin verilerini farklı bulut sistemleri arasında kolaylıkla taşıyabileceği yöntemler üzerinde çalışıyor.

3. Sıralı depolama otomasyonu

Yeni yıl ile birlikte birçok veri merkezi elindeki verileri en sık erişilen ve nadir erişilen gibi kategorilerde tutarak hızlı erişim sağlamaya başladı. Bu yöntemde sürekli erişim talep edilen veriler taşınabilir ve sabit durumdaki hızlı sürücülere depolanırken erişim isteğinde yoğunluk olmayan diğer veriler daha yavaş disklere veya bant sürücülerine depolanıyor. Eskiden bu tarz kategorilere ayrılma işlemi el ile yapılırken 2016 yılı itibariyle bu işlem önceden programlama ile veri depolama otomasyonunu önemli ölçüde hızlanacak.

4. Hareketli iş istasyonları

Laptop veya masaüstü bilgisayar tercihlerinizde artık sabit sürücüler yerine taşınabilir sürücüler bulunsun. Bu tarz depolama sistemine sahip daha fazla bilgisayarın bir araya gelmesiyle verilerin bir bulut veya veri merkezinde toplandığı daha küçük bir istemci oluşturulabilir.

5. Taşınabilir sürücüler

2015 yılının ortalarında taşınabilir sürücülerin fiyatlarında 18 aylık bir sürede yaklaşık %75’lik bir düşüş yaşandığı görüldü. Artık veri merkezleri depolarını taşınabilir sürücülerinden oluşturmak için kesenin ağzını açmaya başladılar.

6. Yeni nesil sabit sürücü

Veri merkezleri uzun bir süredir depolama için sabit sürücüleri kullanıyor ve sabit sürücüler bir anda ortadan kaybolmayacak. 2016 yılı ile birlikte Intel, Optane sürücülerinde yeni nesil bir depolama sistemi kullanacak ve bu sistem şu an taşınabilir veya sabit sürücülerde bulunan veri depolama sisteminden 1.000 kat daha hızlı çalışabilecek. Söz konusu Optane sürücüler, sabit sürücünün güç kaybı yaşaması durumunda dahi verileri saklayıp koruyabilecek.

7. Verileri bilanço tablosunda malvarlığı olarak kullanma

Verilerin şirketlerin bilanço tablosunda paraya çevrilebilir bir varlık olarak gösterilmesi şimdiden sanayi analistleri ve düzenleyicileri tarafından aktif bir şekilde tartışılıyor. Eğer bu durum gerçekleşirse, şirketlerin veriye olan bakışları tamamen değişecek ve depolama açısından verilerin değeri şirket gözünde oldukça artacak. Bu durum son teknoloji depolama yöntemlerine ve depolama yönetimi sistemlerine yapılacak olan kurumsal yatırımları artırabilir.

8. Baştan sona depolama yönetimi

Kategorili depolama yönetimi otomasyonundaki problem her depolama sağlayıcısının kendine özgü donanım ve teknolojiye sahip olması. Depolama yöneticisinin gözünden bakıldığında tüm depolama sisteminin nasıl işlediğine dair genel bir şemanın olması gerekir. 2016 yılında tek bir bütün olarak işleyen bir depolama yönetiminin gerçekleşeceğinden söz edemeyiz ancak depolama sağlayıcıları daha ucu açık bir arayüz oluşturmak için çalışmalarına devam ediyor. Bu doğrultuda “eklenti” konsepti hayata geçirilerek birden farklı depolama sisteminin bir arada nasıl çalıştığı tek bir şema üzerinden görüntülenmesi amaçlanıyor.

9. Daha iyi katıhal sürücü performansı için yeni yongalar

APKD (Alanda Programlanabilir Kapı Dizileri) yongaları, teknik olarak veri dünyasının bir parçası ancak depolama sağlayıcıları artık daha büyük veri işlemleri için yeni yonga türlerini kullanmanın yollarını arıyorlar. APKD işlemcileri büyük boyutlardaki verilerin daha hızlı işlenmesini sağlıyor ve bu sayede veriye erişimdeki karar sürecini büyük oranda kısaltıyor. APKD teknolojisi bu işlemi yaparken eski bir sabit sürücü tekniği olan “veri bölmeyi” kullanıyor. Süreç içerisinde erişilmek istenen veri birden fazla parçaya ayrılarak birden fazla farklı depolama sürücüsüne dağıtılıyor ve daha hızlı erişim sağlanıyor. Bu sayede sabit disk performansı artıyor ve yüksek veri taleplerinde dahi kolaylıkla çalışıyor.

10. Kasetlerin geleceği

Kasetlerin bir depolama yolu olarak kullanılmasının zamanla azalıp yok olacağı senelerdir dile getirilen bir kehanet olsa da gerçek çok farklı. Geçtiğimiz sene göz önüne alındığında birçok şirket özellikle bina güvenliği için kamera sistemleri açısından kasetlerde depolama yapmaya devam edecek. Video kayıtlarının uzun süre saklanmasına devam edilmesi kasetlerin var olması için yeterli görünüyor.

İnsanları etkilemek için sadece kelimeleriniz var!

Nasıl bir başlık atmalıydık? Ya da nasıl bir hikâye kurgulamalıydık sizlere bu yazıyı okutabilmek için? Madem okumak için tıkladınız o zaman size kaliteli bir içerik sunulması halinde bu yazının sonunu getirebileceğinizi gösterir.

Ülke olarak okuma konusundaki tembelliğimizi azaltmak için öncelikle yazının gözümüze yoğunlaştırılmış şekilde gelmemesi gerekir. O zaman güzel bir ipucu ile yazımıza başlayalım. Uzun yazılarınızın okunabilirliğini arttırmak için mutlaka alt başlıklar ve kısa paragraflar kullanın.

Günlük hayatımızda gerçekleştirdiğimiz anlatımlarda karşıdaki kişi ile sıralı bir konuşma yaşarken, internette sadece siz konuşursunuz. O zaman tek silahınız da kelimeler olur…

En Çok Tüketilen İçerikler

Ülkemizde en çok tüketilen içerikler SPOR alanında gerçekleşiyor. Bu durum açıkçası pekte şaşırtıcı değil. Davranışların takibinde ise sosyal medya uygulamaları kullanımı, online radyo dinlemek ve ücretsiz yazılım indirmek Türk internet kullanıcılarının yoğun davranışları arasında yer alıyor. 

Kimler Okuyor?

İçerik tüketimi konusunda %10’luk bir pay ile erkeklerin önde olması, bayanların %45’lik bir oranda kaldığı görülüyor. Okuyucu kitlesinin ise %60 oranında 16-34 yaş kitle tarafından tüketildiğini bir gerçektir.

Ayrıca erkek internet kullanıcıların reklam içermeyen metinlere daha yatkın olduğu detayını da paylaşmadan geçmeyelim.

Satın Almadan Önce İçeriğe İhtiyaç Duyuyorlar

Herhangi bir ürün olabilir. İnsanların alışveriş davranışları değiştikçe ürün alım süreçleri, araştırma süreçleri ile birlikte arttı. Peki, normal bir kullanıcı ürünü almadan önce nelere ihtiyaç duyuyor?

– Firma/Sitenin güvenilirliğine inandıracak içeriklere
– Ürünün kalitesini ve kullanışlılığını arttıracak içeriklere
– Kullanıcı tecrübelerine ve değerlendirme yorumlarına
– Tavsiye edilen bir ürün olup olmadığına
– En uygun fiyat garantisini sağlayan içeriklere

Hal böyle olunca firmalar içinde detaylı bir çalışma başlıyor.

Mükemmel İçerik Hazırlamak İçin 10 Altın Kural

– Başlık olabildiğince kısa ve içeriği yansıtan bir şekilde oluşturulmalıdır.

– İçeriğin oluşturulma sürecinden önce hangi konulara değineceğinizi başlıklar/alt başlıklar belirleyin ve anlatım sıralamasını sağlayın. Bu içeriğinizin bütünlüğünü ve akıcılığını sağlar. Tabi birde sizin konudan sapmanızı engeller.

– Yazım ve imla hatalarını sıfıra indirin. Bu konuda Office programlarından da yardım alabilirsiniz.

– Gereksiz cümle ve süslü kelimelerden kaçının. Verdiğiniz tüm bilgiler somut kanıtlara dayansın.

– İçeriklerinizde kendi tarzınızı oluşturun. Anlatım tarzınızı beğenen kişiler bir süreden sonra sizin sürekli takipçiniz olacaklardır.

– Metninizi mümkün olabildiğince 3-4 satırlık paragraflara bölün. Yoğun şekilde sıkıştırılmış yazılar göze zorlu bir metin olarak gelse de bu teknik sayesinde okunurluğu daha fazla arttırabilmeniz mümkündür.

– Önemli yerleri vurgulayın. İster altını çizin, ister üstünü, ister karalayın, ister farklı renkler verin fakat önemli yerleri mutlaka vurgulayın.

– Görseller ile zenginleştirin. Eğer mümkünse ücretli görseller ile kullanım haklarına sahip olun. Makalenin kalite oranını belirleyen bir faktörde ürünün görsel zenginliği/kalitesidir.

– Bilmediğiniz konularda içerikler oluştururken iyi araştırma yapın, değerli bilgileri toparlayarak içeriğinize serpiştirin. Bu detay sizi yazdığınız içerikte otoriter olarak gösterecektir.

– İçeriğinizi oluşturduktan sonra mutlaka baştan sona okuyun. Özeleştiri yaparak gerekli değişimleri gitmeniz, içeriği yayınladıktan sonra fark edeceğiniz hataların önüne geçilmesini sağlayacaktır.

İçeriklerinizin Kalitesini Anlamak İçin 3 İpucu

– Sayfada Kalma Süresi

İlgili içeriğinizde ziyaretçiler giriş yaptıktan sonra ne kadar süre sayfanızda kalıyor hiç incelediniz mi? Mutlaka incelemeniz gerekmektedir. Öncelikle içeriği kendiniz okurken zaman tutarak normalde olması gereken süreyi hesaplayabilirsiniz. İçeriğinizin kalitesi ziyaretçinin sayfada kalma süresi ile ölçülebilir.

– Site İle Etkileşim

Eğer ki alakalı içeriğiniz üzerinden sipariş, talep veya bir etkileşim alıyorsanız ziyaretçi/etkileşim oranları da size sağlıklı sonuçlar verebilmektedir.

– Sosyal Medya Etkileşimi

Yazılarınız sosyal medyada beğeniliyor, paylaşılıyor mu? Bu tarz kullanıcı davranışları almanız için gerçekten içeriğin hakkını vermeniz gerekmektedir. Özellikle ülkemizde çok fazla takdir görmeyen kaliteli içerik en azından emeğe saygı gösteren internet kullanıcıları ile etkileşim kurmanızı sağlar.  Devamı Oku

Kampanyanızı geniş kitlelere ulaştırın

Bir an için kendinizi şu durumun içerisinde hayal edin: Harika bir teknolojik ürün fikriniz var ve bunu hayata geçirme dürtüsünü hissediyorsunuz.

Bir prototip inşa edip ciddiyetinizi kanıtlıyor ve Arıkovanı‘nda bir kitlesel fonlama kampanyası başlatarak insanlardan maddi, manevi ve entelektüel desteklerini istiyorsunuz. Her ne kadar fikrinizden ve ürettiğiniz çözümün geçerliliğinden emin olsanız da, içinizde gece uykunuzu kaçıracak bir belirsizlik yatıyor. Ya kampanyanız yeterince insana ulaşamaz ve 60 gün içerisinde hedeflediğiniz desteği elde edemezseniz? Devamı Oku

Parrot Bebop drone ile sanal gerçekliğe doğru

Günümüzde en çok ilgi çeken teknolojilerinden biri de, VR (virtual reality) yani sanal gerçeklik oldu.

Firmaların çeşitli yaptıkları cihazlar ile bu teknolojiyi bizlere sunmaya hazırlanırken hiç beklenmeyen isimlerde bu teknolojiye dahil oldu. Bunlardan birisi de  Parrot AR.Drone’un yeni sürümü olan  Parrot Bebop Drone oldu.

İlk olarak 2010 yılında kendini gösteren Parrot AR.Drone, o zamanlar en dikkat çeken insansız hava aracı olmayı başarmıştı. Parrot, 2012 yılında ikinci bir sürümünü piyasaya sürerek, bir çok yeniliği de meraklılarına sunmuştu. Bu yılda, karşımıza yeni Parrot Bebop Drone, sürüm ismi ile AR.Drone 3.0 çıktı.

Önceki modeller gibi Bebop da Wi-Fi aracılığıyla akıllı telefon ve tabletlerle bağlantı kurabiliyor. 2,4 ve 5 GHz frekansında çalışabilen Bebop, sahip olduğu dört anten sayesinde Wi-Fi ağının gücüne  orantılı olarak daha yükseğe ya da daha uzağa gidebilmesi mümkün. Önceki sürümlerden gelişmiş olmasına karşın, uçuş süresi kulağa biraz az geliyor. Çünkü,  Parrot Bebop Drone’un toplam uçuş süresi sadece 12 dakika ile sınırlı.

Cihazımızda 14 megapiksel çözünürlüğe sahip, 180 derecelik balık gözü lens sayesinde, net ve takılma olmayavan video görüntülerini elde edebiliyoruz.

Firma bunların yanında yeni ürünleri olan Skycontroller R/C‘yi de bizlere tanıttı. Bu aksesuar ile birlikte, uçuş mesafesini 2 kilometreye kadar çıkarmamız mümkün kılındı. Skycontroller R/C ‘de, joystick şeklinde iki kumandayla Parrot Bebop Drone ’u kontrol etmeyi sağlayan aksesuar, üzerindeki HDMI girişi sayesinde Oculus Riftve benzeri gözlüklerle de kullanılabilir hale getirilerek, daha fazla alana yayılmayı sağlamayı hederfliyor.

Bu gelişme ile Sony, Microsoft ve Samsung gibi VR üzerine çalışan firmaların atakları olacak mı merak söz konusu iken, yakın zamanda bu teknolojiden sonuna kadar yararlanabileceğiz gibi gözüküyor.

Bu yılın dördüncü çeyreğinde piyasaya sürülmeyi planladıklarını belirten Parrot CEO’su Henri Seydoux, fiyat konusunda henüz net bir bilgi vermedi.

İçerik geliştirme hizmetlerinin önemi

Bir ürün ya da hizmet hakkında hedef kitleye ulaşmak ve gereken çalışmaları yaparak istenilen başarıyı elde edebilmek için sosyal medyanın sahip olduğu güç tabii ki tartışılamaz.

Ancak burada sosyal medyanın gücünden yararlanırken mutlaka içerik kalitesine özen göstermekte gerekmektedir. Kalitesiz bir içerik, ürün ne kadar başarılı olursa olsun istenilen başarının önünde büyük bir engel olarak duracaktır. Dikkat çekici ve kaliteli içerikler yaratabilmek, hedef kitleye bu içeriklerle ulaşmak markanın tüketicinin gözündeki değerini yükseltecek ve imajını tam olarak istenilen şekilde yaratacaktır. Burada işin detayı hem kaliteli hem de eğlenceli sıkıcı olmayan ancak gerektiği kadar bilgilendiren içerikler oluşturabilmekten geçiyor. Emin olun, sosyal medya paylaşımlarınızın içeriğini değiştirerek, markanızın kar oranını da tahmin ettiğinizden çok daha büyük bir ölçüde arttırabilirsiniz.

Nedir bu Sosyal Medya İçeriği?

Sosyal medya içeriğinden bahsederken aslında oldukça geniş bir kategoriden bahsediyoruz. Blog yazıları, kurumsal web sitesindeki yazılar, fotoğraflar, videolar, podcast ve widget gibi kitle iletişimi kurmanızı sağlayan her şey bizim için sosyal medya içeriğini oluşturur. Bu içeriklerin her birinin paylaşımının da kaliteli olması, markanın ve ürünün değerini yansıttığı gerçeği asla unutulmamalıdır.

Sosyal Medya İçerik Geliştirme Hizmetleri Ne İşe Yarar?

Yukarıda da aslında kısaca bahsettik. Sosyal medya içeriğinizin kaliteli ve özgün olması, markanızı takip eden kişilerin dikkatini çekecek ve markanızın da aynı kaliteye sahip olduğuna dair mesajlar iletecektir. Günümüzde artık akıllı telefonlar ve tabletlerin de kullanımının ciddi boyutlarda artması ile sosyal medya kullanımı da aşırı boyutlarda artmıştır. Dünyanın öbür ucunda yaşanan bir gelişmeyi saniyeler içerisinde öğrenebiliyorken, bir marka hakkındaki olumlu – olumsuz yorumların da sosyal medya kullanıcıları arasında yayılıyor olması pek de şaşırtıcı olmayacaktır. Sosyal medya kullanıcıları markanızı tercih edip etmeyeceklerine karar verirken, web sitenizdeki bilgilerden çok sosyal medyadaki profilinizi incelemeyi tercih edeceklerdir. Diğer kullanıcıların markanız hakkındaki yorumları, sizin paylaştığınız sosyal medya içeriklerinin kendisine hitap ediyor olup olmadığı sosyal medya ile artık kolayca anlaşılabilmektedir. Hatta kimi zaman tüketiciler sosyal medya platformları aracılığı ile marka ile bire bir iletişim kurmayı da tercih etmektedirler. Günümüzün ciddi anlamda rekabete dayalı olan pazarlarında markanızı öne çıkarmak, satış rakamlarınızı arttırmak ve kaliteli imajınızı gözler önüne sermek istiyorsanız mutlaka sosyal medya içeriklerinize özen göstermelisiniz.

Sosyal medya içerikleriniz eğer kullanıcıların dikkatini çekecek ve fazlasıyla beğenilecek olursa kullanıcılar arasındaki paylaşımlar da artacak ve markanız hiç beklemediğiniz bir anda popüler olabilecek. Ya da rakip firmanızın ürünlerini tercih eden bir kullanıcı, bir arkadaşı vasıtasıyla sizin sosyal medya içeriklerinizi inceleyecek ve marka ile arasında ilk anda pozitif bir bağ kurduğu için belki de ürünlerinizi denemeye karar verecektir.

Kısacası sosyal medyada yaptığınız paylaşımlarınız size birçok açıdan avantaj sağlayacağını düşünerek bu konuda sunduğumuz profesyonel hizmetlerden faydalanabilirsiniz. Markanızın Facebook, Twitter, Instagram, Youtube ve Linkedln hesapları başta olmak üzere tüm sosyal medya içeriklerinizi profesyonel bir şekilde yöneterek size yardımcı olalım.

Başarılı Bir Seo Çalışmasında 3 temel Şart

Kuşkusuz Google son yaptığı algoritma değişiklikleri ile başarı bir seo çalışması yapmanın en temel etkenlerinden birisi web sitenize gelen başarılı bir trafik yani ziyaretçilerden geçmektedir.Eğer tıklama başına ödeme yapıyorsanız (Pay-per-click-kampage) ya da satış kullanım başarı oranlı(Conversion Rates) ölçüyorsanız trafiğin en başarılı en önemli unusur olmadığını çabuk anlıycaksınız.

1-)Web Sitelerinizde Ziyaretçi Bazlı bir seo stratejisi oluşturmak için;

  • Mümkün olduğunca yazdığınız konun detaylarına ininsitenize giren kullanıcının yazdığınız  yada bulunduğunuz sektörler ile ilgli hiç bir şey bilmediğini düşünerek güzel ve özgün bir anlatım yapın
  • Web sitenize giren ziyaretçilerin sitenizde elinizden geldiğince çok dolaşmalarını ve çok vakit geçirmelerini hedefleyin
  • Sık sı olmasada hafta 1 web sitelerini güncellemeyi hedefleyinki devamlı sitenize gelen ziyaretçiler her sitenize girdiğinde yeni bir yazı veya bilgi ile karşılaşsın
  • Ücretli arama motoru reklamlarını kullanın,tanımlanan bir anahtar kelimede reklamlarını yayınlayarak sitenizin bilinirliğini arttırın.
  • Birleşik pazarlama yönetmelerini kullarak başka bir web sitesi çok ziyaretçi alan web sitenizin içeriği ile ilgli bloglardan reklam bannerlarından  periyodik aralıklarla reklam satın alın..
  • Kendi sektörünüz ile ilgli dizin sitelerine kayıt olmayı ihmal etmeyin böylece hem trafiğiniz hemde seo puanınız artıcaktır.
  • Eğer kendi branşınız ve sektörünüzde makale siteleri varsa bunlarda kendi web sitelerinizi sıkça tanıtın ve yorumlar yazın

En yüksek etkiyi görebilmek için ,mümkün olan her seçeneği kullanıp ,aynı zamanda yatırım geri dönüşümünü  ölçmelisiniz.

2-)Kullanımı Kolay Web Sitesi Tasarlayın

Sitenizi seo uyumlu bir kodlama ile ziyaretçilerin hedefine ulaşabilceği maksimum düzeyde kullanımı kolay ve bi okadar pratik yapın.Burda temel yapılan hata web masterların kendi siterinin kullanımı kolay görselerde insanlar içi durum böyle olmaya bilir.Sitenizde ziyaretçilerin nerede olduklarını belirten bir menü yapın ve kategori sıralamasına çok dikkat edin..Ziyaretçileriniz için seçenekleri en aza indirmeyi hedefleyin,kullanıcılara bir çok şey sunabilirsiniz ama onların sitenizde kalmalarının yegane sebepi aradıkları bilgi veya ürünü sizin sitenizde bulmasıdır.Bu sebeple ziyaretçilerinizin ne istediğinin iyi analizini yapın ve onlara direk istedikleri şeyi  vermeyi hedefleyin.

Uzun yıllar hizmet veren bir site iseniz ziyaretçilerinizi web sitenizin tasarımına alışmış ve kullanımı artık onlara kolay gelmiştir.Devamlı değişen web tasarımcıları ziyaretçilerinizi olumsuz yönte etkileyebilmektedir.

3-)Kullanıcı Yorumları

Tüketiciye göre hazırlanmış en güzel örnek verebilceğimiz sitelerden biri Amazon’dur.Bunun nedeni bir daha önce alışveriş yapmış bir müşterinin aldığını ürünü tavsiye edip onu anlatma gibi bir özelliği olması ve insanarın daha önceden alınan bir ürün ile ilgili başka birinin yorumunu ve görüşünü dinlemek sitemeleridir.

Ziyaretçiler sadece aradıkları bilgileri bulmakla yetinmez daha fazla ürün ve bu aşamadan sonra güven aramaktadırlar.Bu sebepe web tasarımlarınızı seo uyumlu ve olabildiğince kurumsal ve kaliti bir havada yapmaya özen gösterin.Firmanız işinde bir numara gösterilmelidir.

  • Ziyaretçileriniz size istedikleri zaman ulaşmak istiyceklerdir.Bunun için e-mail,online destek ve telefon numaralarınızı rahatlıkla ulaşabilcek bir şekilde konumlandırın
  • Ayrıntıya önem verin ürünüzün  her bir özelliğini tek tek anlatın
  • Müşterilerinize aydınlatıcı bilgiler sunmaktan çekinmeyin bu size olan güveni arttırıcaktır.