Author - canercan98

Sanal alemin kralı: “İçerik”

Son zamanlarda pek çok kişinin ağzına doladığı “içerik pazarlaması” gerçekten de satışları patlatıyor mu?

“Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz; düşünce, duygu ve imgelerin bütünü” olarak tanımlanan “içerik”, nasıl oldu da son yıllarda ürününü veya hizmetini satmak isteyenler tarafından “kral” ilan edildi?

Gündelik hayatımızın vazgeçilmezlerinden biri haline gelen internet ve mobil teknolojiler, pek çok konuda olduğu gibi satın alma kararlarımızı verirken de bizlere yol gösteriyor. Google’da arama yapmadan ürün almaz hale geldik. Karşılaştırmalı fiyat ve ürün özelliklerinin yer aldığı sitelerde, Facebook’da, Twitter’da, Youtube’da, forum sitelerinde veya bloglarda bahsedilen ve tavsiye edilen ürünler, herkesin gözdesi haline geliyor. Devamı Oku

Sosyal medyanın IQ ile imtihanı!

Eskiden büyüklerimizden sıkça duyardık “adab-ı muaşeret kuralları” diye isimlendirilen görgü kurallarını.

İçinde bulunduğumuz vahşi ormanı daha da yaşanır bir hale getiren görgü kuralları başarılı bir iletişimin de alt yapısını oluşturuyor. Peki ya sosyal medyanın?

Genel olarak görgü kurallarına uyma zorunluluğu bulunmuyor. Yani herhangi bir görgü kuralını çiğneyen birisi hukuken suç işlemiş sayılmıyor. Buna rağmen insanlar sofrada, evde, sokakta, iş yerinde, başkalarıyla ilişkilerinde bu kurallara uymaya çalışıyor. Çünkü toplum, genel görgü kurallarına uymayanları terbiyesiz, cahil, bencil, kaba, saygısız gibi sıfatlarla tanımlıyor ve kınıyor.

Bulunduğumuz her hangi bir ortamda davranışlarımıza ve sözlerimize dikkat ediyoruz. Ya bulunmadığımız bir ortamda? Yani sanal olarak bulunduğumuz bir ortamda; örneğin “sosyal medya” platformlarında nasıl davranıyoruz? Genel olarak görgü kurallarına uyduğumuz söylenebilir mi?

Sosyal medya konusundaki yayınların çoğu nasıl içerik yaratılacağını, nasıl takipçi ve beğeni sayısı arttırılacağını anlatıyor. Bir başka deyişle; “nasıl yemek pişirilir” konusuna odaklanılırken, “yemeğin nasıl yeneceği” konusu gözden kaçıyor.

İşte geçtiğimiz günlerde, genellikle görgü kurallarına uyan, centilmen ve nazik olarak tanınan İngiliz milletvekilleri, sosyal medya adabı konusunda uyarıldı. İngiltere’de Avam Kamarası başkanı milletvekilleri için uyarı niteliğinde bir ‘tweet’ raporu hazırlattı. Raporda milletvekillerine Twitter’da gaf yapmamaları için önerilerde bulunuluyor. Milletvekilleri, “içkiliyken tweet atmamaları ve gaf yapmamak için mesajlarını yollamadan önce daima 60 saniye beklemeleri” konularında uyarıldı.

Milletvekillerine yapılan diğer tavsiyeler ise şöyle:

• Bir kullanıcının attığı tweete inanmıyorsanız bile, o kişinin hesabının hack edildiği iddiasında bulunmayın.

• Gitmeyeceğiniz bir toplantı hakkında önceden tweet atmayın.

• Parodi hesaplarını görmezden gelirseniz, dikkat çekmelerinin önüne geçebilirsiniz.

• Sürekli olarak hakkınızdaki övgüleri retweetlemeyin. Kendini beğenmiş biri olarak algılanabilirsiniz.

• Bazı konular, bir milletvekilinin retweet etmesi için “fazla müstehcen” kaçabilir.

• Daha sonra okumak istediğiniz tweetleri favori listenize eklemeyin; bunlar yüz kızartıcı mesajlar çıkabilir.

Bugünlerde herkes sahte mutluluklar satıyor selfie’lerinde. Herkes her yerde “çiiiiz” diyerek gülümsüyor. Herkes başkaları hakkında her şeyi biliyor. Sosyal medya sayesinde herkes kanaat önderi. Ortam sanal ya; karşıdakinin gözünün içine bakmadığı için, herkes birbirine laf sokuyor. Herkes avukat, savcı, hakim ve hatta cellat. Devir, ucuz kahramanlıklar devri. Herkes bildiği, bilmediği her şeyi eleştiriyor, hüküm veriyor. Bir de mesajının sonuna küfrü çağrıştıran kısaltmalar ekledi mi, dünyanın en samimi, sempatik serserisi ve komik sosyal medya fenomeni oluveriyor.

Oysa samimi, sempatik ve hatta komik olmak için “aq” değil, IQ gerekiyor.

WebRTC

Bu yazımızda son yıllarda gittikçe popülerlik kazanan ve de telekom dünyasını yakından ilgilendiren yeni bir teknoloji olan WebRTC’yi tanıtmak isteriz.

Web RTC yi tanıtmadan önce ses dünyasına ufak bir bakış atmak faydalı olabilir.

Bildiğiniz gibi uzunca bir zamandır ses teknolojilerinde servis tabanlı bir model uygulanmakta. Telefon şirketleri ses hizmetini belirli bir fiyat üzerinden aylık abonelikle kullanıcılara sunacak şekilde bir satış modeli oluşturmuş durumdalar. Bu model kablolu iletişim dünyasında, hatta daha sonra yaygınlaşan kablosuz iletişim dünyasında da çok değişmeden başarılı bir şekilde kullanılmaya devam ediyor.

Ancak bildiğiniz gibi özellikle akıllı telefonlarında yaygınlaşmasıyla, telefon iletişiminin bir kısmı servis dünyasından uygulama tarafına doğru kaydı. Uygulama üzerinden ses kullanımında kullanıcılar olarak daha esnek bir hizmet almaya başladık. Örneğin operatörlerin sunduğu hizmet yanında herhangi bir anda ses görüşmelerini wifi veya 3g üzerinden whatsapp ile gerçekleştirebildiğimiz gibi , başka bir zamanda kontaklarımızı viber yada skype üzerinden gerçekleştirebilir hale geldik. Ses ve mesajlaşma hizmeti sağlayan bu tür uygulamaların yaygınlaşmasıyla uzun zamandır artış yönünde olan telekom ses gelirleri belirli bir seviyede kalmaya başladı.

Son birkaç kaç yıldır ses alanında yeni bir devrimin bu sektörü sarsacağı düşünülüyor. WEB RTC adı verilen bu yeni teknoloji ile ses iletişimin bir kısmının web alanına taşınacağı öngörülüyor. Bu teknolojiyle artık herhangi bir cihaz üzerinden hem sesli, hem görüntülü görüşme hem de veri paylaşımı teknik olarak yapılabilir hale geliyor. Bu yetenekler herhangi bir web yada mobil uygulama aracılığıyla çok daha kolay ve de mevcut telefon şebekeleri kullanılmadan direk iki parti arasında gerçekleştirilebiliyor

Bu yeni teknoloji le web den yapılan görüşmelerde telefon numaraları da anlamsız hale geliyor. Çünkü ses ve vidyo artık herhangi bir uygulamanın içine ek yetenek olarak kolaylıkla eklenebiliyor. Artık telefon numarası ezberlemek zorunda kalmadan uygulama içinden herhangi bir arkadaşınızı arayabilmeniz mümkün.

Teknik olarak çözüm sağlanmakla beraber, bu tür bir hizmetin önünde engeller de yok değil. En önemli sorun ücretlendirme olacak gibi duruyor. Örneğin bir web sitesinden alışveriş yaparken , bir satış yetkilisi le görüşmek isterseniz bu teknoloji ile hemen web sitesi üzerinden bir butona basıp, satıcı ile aynı ekran üzerinden görüntülü iletişime başlayabilirsiniz. Peki böyle bir senaryo da telekom şirketleri bu hizmeti nasıl paraya dönüştürecek? Müşteri mi yoksa satıcı mı telefon görüşmesini ödeyecek? Görüşme telekom şirketinin şebekesinden geçmemiş de olabilir. Bu tür bir iletişimde şebeke olarak  sizinkinin kullanılması ve sizin bundan gelir sağlamanız zor olacak gibi görünüyor.

Eğer bu teknoloji  yaygınlaşacak olursa , buna uygun iş modelleri düşünerek dönüşüm yapmak  servis sağlaycılar için kaçınılmaz gibi duruyor.

Değişime ayaka uydurabilenler için ise yeni gelir kapılarının açılması mümkün.

Peki nedir WebRTC?

WEB RTC tarayıcılar (Explorer, Chrome, FireFox etc.) arasında gerçek zamanlı iletişim sağlamak üzere W3C tarafından hazırlandan standardlara verilen ad.

Şu an bu teknoloji Chrome, FireFox ve Opera tarayıcılarında desteklenmekte. WEB RTC kullanılarak sesli ve görüntülü görüşme yapılabilir , aynı zamanda dosya paylaşımı gibi görüşme esnasında veri iletişimi sağlanabilir.

Bu güne kadar, PC tabanlı gerçek zamanlı iletişimi sağlamak için çoğunlukla üreticiye özel geliştirilen sinyal işleme teknolojisi ve bu teknolojiye özel eklentiler ve soft istemciler gerekiyordu. WebRTC ile ses ve video işleme motoru teknolojileri açık kaynak kodlu olarak geliştiricilerin hizmetine sunuluyor. Geliştiriciler bu teknolojiye bir ücretsiz lisans altından erişebilecek ve sadece basit HTML5 ve JavaScript API’leri kullanarak gerçek zamanlı multimedya uygulamaları hazırlayabilecekler.

Internet bağlantısı olan her cihaza – (Tablet, PC, Telefon, TV) WEBRTC yeteneği eklenip , arada bir telekom şebekesi olmadan bu cihaz bir iletişim aracı haline dönüştürülebilir.

İnternet üzerinde şimdiden bununla ilgili sayısız yazılımı aracı bulmak mümkün ve bu araçlar kullanılarak web ve mobile uygulamalara hızlıca WEB RTC yeteneği eklenebilir.

Sinyalleşme

WEB RTC diğer ses teknolojilerinin aksine sinyalleşme için herhangi bir yötenm tanımlamıyor. Bu da size görüşmenin karşılıklı kurulması, yönetilmesi,  ve kapatılması için herhangi bir yöntem kullanmak konusunda esneklik tanıyor.

Iletişimi yönetmek yani sinyalleşmeyi gerçekleştirmek için internet üzerinde zaten çok sayıda teknoloji var ve bunların hepsi WEB RTC ye entegre edilebilir.

Bu alanda çok fazla tecrübe sahibi olan servis sağlaycıları için ise bu bulunmaz bir fırsat. WEB RTC yi kendi telekom altyapılarına entegre ederek iki dünyayı birleştirme olanağına sahip olacaklar böylelikle son web teknolojileri ile kendi güvenli ve sağlam telekom altyapılarını birleştirerek çok daha inovatif uygulamalar oluşturmaları mümkün hale gelecek.

Kullanım Alanları

Kullanım alanlarına göz atacak olursak WEB RTC nin taraycılar arası iletişimden kurumsal tıkla konuş servislerine kadar birçok kullanım alanı var.

En yaygın şeklinin tarayıcılar üzerinde çalışan ve web den iletişim sağlayan uygulamalar olacağı öngörülüyor

Mobil uygulamalar içine tarayıcıyıda entegre etmek mümkün olduğundan akıllı telefonlar üzerinde de hızlıca ses yeteğine sahip uygulamaların artması bekleniyor

Kurumlar için ise WEB RTC , karmaşık call center ve konferans uygulamaları gerçekleştirmeyi kolaylaştırarak kurumların bu anlamdaki maliyetlerini düşürebilir.

Kurumların WEB RTC yi kullanması durumunda telekom servis sağlayıcıların da gelirlerinin etkilenmesi muhtemel.

Eğer WEB RTC yaygınlaşacak olursa, Webden PSTN/PLMN yönüne doğru arama yaptırılabilmesi için Telekom şirketlerinin kendi ağını WEB RTC geliştiricilerine açmaları gerekiyor. Ancak bu sayede oluşabilecek potansiyel gelirden fayda sağlamaları mümkün hale gelebilecek.

Bir taraftan da bilindiği üzere vidyo görüşmeleri de son yıllarada artan bir trende sahip. Bu nedenle servis sağlaycılarının vidyo yeteneklerini de Web RTC destekleyecek hale getirmelerinde fayda var.

WEB RTC ile gerçek zamanlı görüntülü ve sesli görüşmenin yanında ekran paylaşım ve dosya paylaşımı  gibi eş zamanlı veri iletişimi de  mümkün olabildiğinden, bu alanda birçok inovatif uygulamanında çıkacağı tahmin ediliyor.

WEB RTC bir anlamda akıllı telefonların ses ve mesajlaşma alanında yaptığı etkinin bir benzerini  web aracılığıyla yapabileceği tahmin ediliyor.

WEB RTC sunduğu kolay geliştirme yetenekleri ile milyonlarca yazılım geliştiriciyi , dah önceden yapamadıkları yeni inovatif uygulamalar yapmaya yönlendirebilir.

Bu nedenle bu teknolojiyi telekom şirketlerinin yakında takip etmesinde fayda var.

Fırsatlar

Servis sağlayacıları bu teknolojinin yaygınlaşması durumunda, kendileri de aktif rol oynayarak  bir takım fırsatlar yaratabilirler.

İlk olarak firmalar şebekelerinde bir gateway konumlandırıp Web RTC uygulamalarından kendi telefon ağlarına erişim sağlatarak,  bir platform hizmeti verebilir ve bunu

ücretlendirebilirler.

İkinci olarak firmalar kendileri OTT ler gibi WEB RTC uygulamaları geliştirebilir. Bunun için kendi mevcut yazılım geliştirici kadrolarını kullanabilir ya da uygulama geliştiricileri ile birlikte çalışabilirler.

Son olarak da firmalar bir takım araçlar ve apiler geliştirerek , yazılm geliştiricilerin kendi platform ve yetenekleri ile beraber uctan uca servis verebilecek bu tür uygulamalar geliştirmelerine olanak sağlayarak bu alandaki gelişimi yönlendirebilir ve yönetebilirler.

Özetle telekom şirketleri eskiden olduğu gibi sundukları hizmetlere sadece kendi sağladığı cihazlardan değil de tüm cihazlardan laptop, tablet, tv erişilebilecek şekilde bir yapı değişikiğine yani cihaz odaklı bir yaklaşımdan erişim odaklı bir yapıya geçmek üzere hazırlıklarını yapabilirlerse bu teknolojinin yaygınlaşması durumunda  yeni oluşan duruma adapte olabilir ve bu alana doğru kayması muhtemel gelirlerini koruyabilirler.

Aşağıda bu yeni teknolojiyi dahada ayrnıtılı öğrenmek için faydalı olabileceğini düşündüğümüz bir takım linkleri ve örnek uygulamaları bulabilirsiniz.

WebRTC linkler

www.webrtc.org Web RTC ile ilgi tüm gelişmeleri takip edebileceğiniz bir site.

https://apprtc.appspot.com/</span> Yine bu sitede bu bulabileceğiniz referans bir Web RTC Demo uygulaması


WEB RTC Servisleri

Gotomeeting.com Ücretsiz – Adresten de anlaşılacağı üzere Gotomeeting sitesinin ücretsiz konferans odaları size sunulmakta. Bu yüzden de bazı kısıtlamalar var. Mesela sadece 3 kişiye kadar ekran paylaşımı yapabiliyorsunuz. Ayrıca sohbet odasının ismini kendiniz belirlemek için Facebook veya Google hesabınızla giriş yapmanız isteniyor.

talky.io – Kayıt olmadan, form doldurmadan sadece internet tarayıcınız üzerinden 6 kişiye kadar görüntülü konferans servisi.

sharefest.me – Sadece web tarayıcınız üzerinden P2P altyapısı ile dosya transferi yapabiliyorsunuz.Transfer etmekistediğiniz dosyayı Firefox tarayıcısı üzerinden sürükle bırak yaparak dosya adresinin oluşturulmasını sağlıyorsunuz.Yalnız dikkat etmeniz gereken nokta eğer Firefox  tarayıcısını kullanıyorsanız transfer etmek istediğiniz bilgisayarda da Firefox tarayıcısını açıp dosya adresini girmeniz gerekir.Yani transfer yapacağınız iki bilgisayarda da Firefox açık olmalıdır veya iki bilgisayarda da Chrome olmalı.

revealjs.herokuapp.com – Aşağıdaki video’dan denemesini izleyebileceğiniz bu servis aslında bir servis değil.Sadece bir kod parçasının webrtc ile neler yapabileceğinin muhteşem bir kanıtı.Siteye girdiğinizde sadece tarayıcınız ve webcam’iniz ile sanki kinect kullanıyormuşsunuz gibi sitedeki yazıları elle kontrol edebiliyorsunuz

webrtc-experiment.appspot.com – Daha çok geliştiricilere yönelik örnekler bulunan sitede birçok webrtc uygulamasını toplu halde bulabilirsiniz.

veckon.com – Webrtc destekli farklı bir video chat sitesi

opentokrtc.com – Üyeliksiz başka bir video konferans sitesi daha.

appear.in – Kullanımı kolay bir konferans sitesi. Ekranınızı paylaşabiliyorsunuz ayrıca konferans odası ismini kendiniz seçebiliyorsunuz. Konferansınızı özelleştirmek için “Lock Room” düğmesine tıklayarak herkesin odaya girmesini engelleyebiliyorsunuz.

İnsanların mı, yoksa nesnelerin mi interneti?

İngilizcede “Internet of Things” olan ve kısaltması “IoT” şeklinde kullanılan teriminin Türkçe çevirisi her ne kadar “şeylerin interneti” olsa da; “nesnelerin interneti” kavramı dilimizde daha anlaşılır oluyor. Peki bu teknoloji gelecekte Terminatörlerin interneti olabilir mi?

Nesnelerin İnterneti, cihazların birbirleri arasında iletişim kurması mantığına dayanarak kullanıcıların hayatlarını kolaylaştıran bir teknoloji. Farklı cisimlerin internete bağlanıp veri gönderip alması kabiliyetini ve diğer nesnelerle etkileşim kurabildiği bir gelişimi temsil ediyor. Bir anlamda günlük hayatımızda kullandığımız cihazları akıllandırma süreci olarak da tanımlanabilir. Devamı Oku

Bir dijital eğitim macerası: Öğren, Unut, Yeniden Öğren

Dijital eğitim dünyasındaki son gelişmeler, öğrenme ve yeniden öğrenme kavramları hakkında önemli bilgiler Turkcell Teknoloji Zirvesi’ndeydi.

Turkcell Teknoloji Zirvesi’nde dijital eğitim dünyası hakkında çok önemli bilgiler paylaşıldı. Turkcell Akademi Grup Başkanı Banu İşçi Sezen ve Stratejik Yönetim Uzmanı Prof. Ecmel Ayral sunumunda gerçekleşen keyifli sunumda, eğitim dünyasında değişen trendler, yeniden öğrenme kavramı, yeniden öğrenmenin önemi ve kurumsal alanda dijital eğitim hakkında detaylı bilgiler verildi.

Sunuma Alvin Toffler’ın ünlü sözlerinden biriyle başlayan Banu İşçi Sezen ve Ecmel Ayral, 21. yüzyılın cehaletinin körü körüne inanmak, sorgulamamak ve yeniden öğrenmekle gerçekleşeceğini vurguladılar. Ecmel Ayral konuşmasının başında günümüzde üniversiteli sayısının da, üniversite sonrası eğitim ihtiyacının da arttığının altını çizdi. İş hayatında da, eğitim hayatında da öğrenmenin sürekli olması gerektiğini söyleyen Ayral, Zaman ve Mekan Kısıtı & Bilgi Kısıtı kuramı doğrultusunda günümüzün öğrenme dönüşümünü katılımcılara anlattı. 20. yüzyılda Teorik ve pratik yetkinlik doğrultusunda rutin işlerin yapıldığını belirten Ecmel Ayral, 21. yüzyılda bu gidişatın kaotik hale geldiğini belirtti. Ecmel Ayral, günümüzde sadece öğrencilerin değil, akademisyenlerin ve kariyer sahiplerinin de hiç durmadan öğrenmek zorunda olduklarını vurguladı.

Görsellik ve videonun gücü artıyor

Banu İşçi Sezen, konuşmasına görsellik ve videonun büyüyen gücüne ve bu doğrultuda giderek daha da önem kazanan mobilitenin yükselişine dikkat çekerek başladı. Konuşmasında çeşitli araştırma verileri paylaşan Sezen, teknolojiyle öğrenme dönüşümü kapsamında yapılan araştırma verilerine göre doğrultusunda; günümüzde bilgilerin %90’ının görsel duyu üzerinden iletildiğini, video yoluyla bilgilerin 5-6 kat daha hızlı hatırlandığını ve görsellerin metinlerden 60.000 kat daha hızlı işlendiğini söyledi.

Eğitimin tabletler, akıllı telefonlar ve bulut tabanlı yazılımlarla daha verimli hale getirilebildiğini söyleyen Sezen, doğru içerik ve sürekli revize olan bilgilerin öneminin altını çizdi. Eğtimin nasıl olması gerektiğinin halen tartışılan bir konu olduğunu söyleyen Sezen, açık kaynaklı eğitimin ne kadar hızlı yaygınlaştığını somut örneklerle anlattı.

Turkcell Akademi Grup Başkanı Banu İşçi Sezen, yeni dünya düzenine ayak uydurmak ve başarılı olmak için yeniden öğrenmenin çok büyük önem taşıdığını önemle belirtti. Google’ın toplam 80.000 çalışanına her gün yeniden öğrenme sağlamak için Udacity adlı bir HTML5 eğitim platformu hazırladığını söyleyen Sezen, Turkcell’in de benzer vizyonla 55.000 çalışanına sadece 3 saat içerisinde eğitim verip verilen eğitimin sınavını gerçekleştirebildiğini vurguladı. ABD’de kurumların %77’sinin çalışanlarına online eğitim verdiğini belirten Sezen, bu oranın Türkiye’de son verilere göre %4 seviyesinde olduğunun ve bahsi geçen düşük oranın hızla artması gerektiğinin altını çizdi.

Banu İşçi Sezen, konuşmasına Turkcell Akademi hakkında dikkat çekici veriler paylaşarak devam etti. Turkcell Akademi’nin sadece 2 yaşında olduğunu ve bu genç platformun çok büyük işlere imza attığını söyleyen Sezen, Turkcell Akademi’nin 3 milyondan fazla kullanıcıya, 80.000’den fazla kurumsal kullanıcıya sahip olduğunu belirtti.

2020’de mobil trafiğin yüzde 70’i LTE’den gelecek

Akıllı cihaz, mobil video ve LTE ağlarındaki artış, mobil veri trafiğinin önümüzdeki 5 yıl içinde 8 kat artmasını sağlayacak.

2000 yılında ilk kameralı cep telefonunun kullanımından bu yana cep telefonu kullanıcı sayısı 5 kat arttı. 2020 yılında ise bu sayı 5,5 milyara yükselerek küresel nüfusun yüzde 70’ine ulaşacak. Bu verileri Cisco’nun 3 Şubat’ta yayımladığı 10. Cisco Küresel Ağ İndeksi’nden  (VNI) aldım. Rapor mobil cihazlara uyum, mobil kapsama alanının artması ve mobil içeriğe olan talep gibi nedenlerin kullanıcı sayısındaki artışın  önümüzdeki 5 yıl içinde dünya nüfusundan 2 kat daha hızlı artacağını ortaya koyuyor. Mobil kullanıcı, akıllı cihaz, mobil video ve LTE  ağlarındaki yükseliş de mobil veri trafiğinin 2020’ye kadar 8’e katlanacağını bulguluyor.

VNI’dan öne çıkan diğer başlıkları şu şekilde sıralayabiliriz: Akıllı mobil cihaz ve bağlantılar 2015’te bu cihaz ve bağlantıların yüzde 36’sı seviyesindeyken, 2020’de bu oranın 2020’de yüzde 72’ye çıkacağı tahmin ediliyor. Akıllı cihazların ise 2020’de mobil veri trafiğinin yüzde 98’ini oluşturması bekleniyor. Çalışmada bireysel cihaz perspektifinden ele alındığında akıllı telefonların mobil trafiğe hükmettiği bilgisi de veriliyor. Buna göre 2020’de toplam mobil trafiğin yüzde 81’i bu cihazlardan geçecek. Phablet türü cihazlar da dâhil olmak üzere 2020’de 5,4 milyar insan cep telefonu sahibi olacağı da raporda dikkat çeken bir nokta. Bu, dünyada elektriğe erişimi olan 5,3, evinde suyu olan 3,5 ve otomobil sahibi olan 2,8 milyar insandan daha fazla.

1 Nisan’da ülkemizde de kullanmaya başlayacağımız 4.5G de rapora giren diğer bir nokta. İşletme ve tüketicilerin daha yüksek çözünürlükte video talebi, daha fazla bant genişliği ve işlemci güçleri 4.5G bağlantısı olan cihazları kullanımını artıracak. LTE’nin 2018’de 2G ve 2020’de de 3G’yi geride bırakacağı da VNI’da vurgulanan diğer bir husus. Ayrıca LTE  mobil trafiğin yüzde 70’ini oluşturacak ve 2020’de LTE dışı bağlantılardan 6 kat daha fazla trafik üretecek.

Hızlı olan oyunu kazanır

Geçtiğimiz ay Turkcell Blog’daki yazımda oyun sektörü ile ilgili önemli istatistikler vererek sektörün dünyada ve ülkemizde ne denli büyüdüğünü paylaşmıştım.

Oyun sektörünün çok ciddi bir potansiyelinin olduğunu ve bu potansiyelin de yavaş yavaş kendini göstermeye başladığının altını çizmiştim. Aynı yazımda, Turkcell Superonline’ın oyunun içerisinde olacağını ve bu konuda ülkemizdeki en güçlü platformlardan birisi olma hedefinden bahsetmiştim.

Geride bıraktığımız bir ay içerisinde gerek ülke gündemimizde, gerekse içerisinde bulunduğumuz sektörde çok önemli gelişmeler yaşandıysa da, oyundan kopmayarak yine sizlerle oyun ile ilgili bazı düşüncelerimi paylaşmak istedim.  Diğer konuların daha önemsiz olduğundan değil, oyun sektörünün potansiyelinin çok önemli olmasından dolayı böyle bir karar verdim. Diğer gelişmelerle ilgili düşüncelerimi de vakit buldukça Turkcell Blog üzerinden sizlerle paylaşacağım.

Gelelim oyuna… Günümüz oyun dünyasıyla ilgili olarak rakamsal bir çok veriyi bir önceki yazımda paylaşmıştım.  Bu kez hızın etkisiyle oyun dünyasında yaşanan değişimlerin altını çizmek istiyorum.

Oyun sektörünün ekonomisinden biraz uzaklaşarak, oyuncuları incelediğimizde oyunun içerisinde onları tutan en önemli faktörün hızlı internet olduğunu görüyoruz. Özellikle tek oyuncunun (Single player) yapay zekaya karşı oynadığı oyunlar her geçen gün popülerliğini yitirirken, buna karşı olarak MMO (Massively multiplayer online) yani devasa ‘çok’ oyunculu online oyunların popülerliğini hızla arttırdığını görüyoruz. Çok sayıda oyucunun internet üzerinde belirli sunuculara bağlı olarak oynadığı bu oyunlarda hızlı interneti olan birkaç adım öne geçiyor. Oğlum ve arkadaşlarının oyun oynamak için genellikle bizim bizim evi tercih etmelerinin de tek nedeni bu,  hızlı internet. 14 yaşında gençler, oyun oynamak için öncelikle hızlı internete ulaşmak istiyor. Nedeni basit, oyun hızlı internet ile oynanabiliyor. İlk şart bu. Diğer tüm ihtiyaçlar ikinci sırada yer alıyor.

Bugün dünyada 1.5 milyara yakın oyuncu bulunuyor. Oyuncuların büyük bir çoğunluğu MMO türü oyunları tercih ediyor.  Bu oyunlar her ne kadar ücretsiz oynanabilse de, oyun içi eşya (In app purchase) satın alarak oyunculara avantaj elde etme şansı sunuyor. Satın alınan eşyalar ile karakterinizi geliştirip, milyonlarca oyuncunun önüne geçebiliyorsunuz. Ancak oyun içi eşya alımından daha da önemli bir konu var. MMO dünyasının ekonomisini büyük ölçüde oyun içi satılan eşyalar oluştursa da, hızlı internet bu tür oyunların can damarını oluşturuyor. Hızlı olan aslında en baştan avantajı eline geçirmiş oluyor. Adeta maçı kendi evinde oynama avantajını elde ediyor.

Frame rate (Saniyede görülen kare sayısı), Ping (Bağlı olunan sunucuyla iletişim süresi) gibi internet hızı ile direkt ilintili ve oyunu oynayabilmek için olmazsa olmaz şartların sağlanabilmesi için yüksek hızlı internet bağlantısı hayati önem taşıyor. Oyundaki başarınız bu şartların eksiksiz olarak sağlanmasının ardından ortaya çıkıyor. Evde bunu gözlemleme şansınız var mı bilmiyorum, ancak internet hızınızı düşürüp evdeki kullanıcıların tepkilerini ölçmenizi öneririm. Hızlı internetin ne kadar önemli olduğunu göreceksiniz.

Hızlı internet, artık hepimizin bildiği üzere fiber teknoloji gerektiriyor. Fiber teknolojilerle ilgili geçmiş yazılarımda da pek çok bilgi aktarmaya, bu teknolojinin ne denli önemli olduğunu belirtmeye çalıştım. Bu yazıda bu konunun detaylarına girmeyeceğim. Bugün sadece oyun değil daha pek çok konuda hızlı internet dendiğinde, akla sadece fiber geliyor. Son zamanlarda çevrenizdeki insanlar, iş yerlerini veya evelerin fiber altyapının bulunduğu bölgelere göre seçiyor yahut taşınıyorlar. Elektrik, su gibi fiberin de zorunlu bir ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Oyun sektörü de bu altyapının itici güçlerinden en önemlisi olarak öne çıktığını ve ilerleyen günlerde de bu etkisini de hızla attıracağını öngörüyorum.

Ülkemizin potansiyeli ile ilgili uzun zamandır pek çok öngörü ve beklenti yavaş yavaş hayata geçerken, hızlı internet, fiber teknoloji ve bilişim çağında rekabet edebilme potansiyelimizin de yavaş yavaş kendini hissettirdiği günümüzde, hızlı olan bir değil, birkaç adım ileride olacak. Turkcell Superonline olarak, bu gelişmeleri yakından takip ediyor, ileriye dönük tüm planlarımızı da bu gelişmeler çerçevesinde şekillendiriyoruz. Ülkemizi ışık hızında internet ile tanıştırdık, ilerleyen günlerde de en hızlı internet hizmetini, en hızlı internet servisleriyle birleştirerek, müşterilerimizi ihtiyaç duyacakları her alanda hızlandırarak birkaç adım ileri taşıyacağız. Hızlı olanın kazanacağı bu dönemde, Turkcell Superonline müşterileri ışık hızında ilerleyecek.

Site Haritaları

Site haritası,XML formatında hazırlanan ve sitemize ait sayfaları listeleyen bir özel format metin dosyasıdır.Site haritası,arama motorlarına sitemize ait tüm sayfaları listelediği için özellikle çok sayıda sayfa içeren,dinamaik olarak oluşturulan sayfalardan oluşan sitelerin tüm sayfalarının index’lenmesi için arama motorlarına büyük kolaylık sağlamaktadır.

Site haritaları,sitemiz içerisindeki sayfalarımızı arama motorlarına listelerken URL,Priority,Change Frequency ve Last Chabge gibi bir takım açıklayıcı özellikleri içermektedir.Bunlardan biraz bahsedecek olursak;

urlset:Site haritasındaki URL kümesiyle ilgili tüm bilgileri kapsar.

Url:Sitemizin sayfa adreslerini göstermetedir.Tüm sayfa asreslerinin listelenmesi gerekmektedir.

Priority:Arama motoru robotları sitemizin sayfalarını ziyaret ederken onlar hangi sayfanın daha değerli ve daha önemli olduğu ifade etmek için İngilizce “Priority” denen öncelik sıramızı belirlemektedir.Bir Url’nin sitedeki diğer tüm url’lere göre önceliğini açıklar.Bu öncelik 1.0(Son derece önemli ) ile (hiç önemli değil) arasında değişebilir.Örneğin ,ana sayfamızın priority ,yani öncelik değerini 1.0 olarak girerken,iletişim sayfamızın öncelik değerine daha düşük bir değer atayabiliriz.

Change Frequency:Sayfalarımızın hangi sıklıklarda güncelleğini arama motorlarına belirlemek bi bakıma bir daha ne zaman sayfalarımızı ziyaret etmeleri gerektiğini ifade etmeye çalışmaktayız.Bunun için “change frequency” , yani sayfa değişim sıklığımızı doğru olarak atamalı ve arama motoru botları bu ifademize göre sayfalarımızı tekrar ziyaret ettiklerinde sayfa değişimi fark etmelidirler.Syda güncelleme aralığını always(HER ZAMAN) ,hourly(satlik),daily(günlük),weekly(haftalık),monthly(aylık),yearly(yıllık) ve never (hiç bir zaman) olarak atayabiliriz.Örneğin ,sürekli içerik güncellemsinde buluna bir haber sitesi için chabge frequency değerini “always” olarak atayabiliriz.Atadığımız sıklık derecesine göre arama motoru botları sayfa ziyaretlerimizde umdukları değişiklikleri rastlamazlar ise bir süre sonra sayfa ziyaretlerimizde umdukları değişikliğe rastlamazlar ise bir süre sonra bizim site haritamızda belirttiğimiz güncellleme sıklığı derecemize itibar etmeyecekler ve sadece sürekli sitemizi ziyaret etsinler diye sık aralıklar atadığımıza inancaklardır.Bu yüzden,tavsiyem sayfalarımız güncelleme sıklığını doğru olarak belirtmenizde yanadır.

Last Change:Sayfanın son değişim tarihini belitmekte olup site haritası içerisnde listelediğimiz Url’ler son değişim tarihine göre sıralanmalıdırlar.Böylelikle,arama motorları botları son değişim tarihine göre sayfalara önem verecektir.

Site haritası oluşturmak için tavsiye debilceğim program seftplus gsite Crawler Olcaktır.Programı indirmek ve programı ile ilgli daha fazla bilgi ulaşamk isterseniz http://gsitecrawler.com/en/download/ adresini ziyaret edebilirsiniz.

Site haritası oluşturamk için bilgisayarınıza bir bir program yüklemek niyetinde değilseniz

  • http://www.xml-sitemap.com
  • http://www.sitemapdoc.com

Adreslerininden yararlanabilirsiniz

speeCup ile daha az tehlikeli yolculuklar

Daha güvenli yolculuklar için teknoloji bizim hizmetmizde;speeCup

Günlük hayatta karşılaştığımız trafik kazalarının bir nedeni de, teknoloji diyebiliriz. Araç kullanımı sırasında kullandığımız telefonlardan dolayı olan bu kazaların önüne geçilmek için günümüzde hala çalışmalar devam ediyor.

Daha güvenli yolculuklar için teknoloji bizim hizmetmizde;speeCup

Günlük hayatta karşılaştığımız trafik kazalarının bir nedeni de, teknoloji diyebiliriz. Araç kullanımı sırasında kullandığımız telefonlardan dolayı olan bu kazaların önüne geçilmek için günümüzde hala çalışmalar devam ediyor.

Beynimiz yılın her dönemi farklı şeylere odaklanıyor

Çalışma belleği etkinliği sonbaharda zirveye çıkarken, dikkat yaz aylarında zirveyi zorluyor. Yani beynimiz yılın her dönemi farklı şeylere mi odaklanıyor?

Kış çoğu zaman kasvet, bahar ise keyif verici olarak hissedilir. Mevsimler salınımlar çoğu kişiye göre böyle gerçekleşir. Fakat bu hislerin ötesinde, Proceedings of the National Academy of Sciences tarafından yapılan bir araştırmaya göre, yıllık döngüler düşündüğünüz gibi olmayabilir.

Araştırmaya, 28 gönüllünün bilişsel işlevleri yıl içinde farklı noktalarda test edilerek, mevsimsel olarak beyin bölgesi aktivitelerindeki değişimler araştırmacılar tarafından not edilerek başlandı.

Araştırmaya göre, çalışma belleği alanları, sonbahar ekinoksu etrafında en yüksek performans gösterdi. Yaz gündönümünde ise dikkat ile ilgili alanlar yükselişe geçti.

Belçika’da Liege Üniversitesi tarafından yapılan araştırma, Pierre Maquet’in ve Gilles Vandewalle önderliğinde, 21 yaş etrafında toplanan, sağlıklı ve cinsiyete göre eşit bölünmüş 28 gönüllü üzerinde test edildi. Araştırmacılar gönüllülerin günlük ritim ve çevresel faktörlerin etkisini ekarte etmesi için 4.5 gün boyunca laboratuarda kalmak suretiyle gönüllüleri hazırladı. Bu hazırlık aşamasından sonra gönüllülere bilişsel testi uygulandı ve fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) kullanarak beyin aktiviteleri takip edildi.

Beyin aktivitelerinin anlık incelendiği araştırmada, araştırmacılar katılımcıların yılın farklı zamanlarında aktif beyin alanlarının değiştiğini fark etti. Beyin aktivitesindeki farklılıklar, katılımcıların genel performanslarına engel olmamasına rağmen, görüntüler beynin farklı bölgelerinin sezona dayalı olarak değiştiğini gösterdi.

Özellikle, frontopolar alanlar gibi çalışma belleğinin yer aldığı beyin bölgelerinde aktivite, sonbaharda en aktif ve ilkbaharda rölantiye yakın idi. Dikkat ile bağlantılı beyin bölgeleri için yazın yükseklik doruğa ulaşırken kışın ise tam tersi idi.

Zihinsel salınımların önemini anlamak için erken olsa da, araştırma; insan beyniyle ilgili öğrenme ve davranışları etkileyebilecek, daha önce farkedilmemiş mevsimsel ipuçları sağlayabilir.