Author - canercan98

Google Chrome’da Kullanabileceğiniz 10 SEO Eklentisi

En çok tercih edilen arama motorlarından olan Chrome içeriğine ilave ettiği yepyeni donanım ve uygulamaları ile her geçen gün popülaritesini katlayarak yayılmaya devam ediyor. Rakipleri ile kıyaslandığında oldukça hızlı ve içerik zengini olması bakımından araştırma yapmak isteyenlerin başvuracağı ilk kaynak olma özelliğini taşıyor. Google aynı zamanda yaptığı eklentiler ile de sektörde ses getirmeye devam ediyor. SEO uzmanları için Google Chrome’u yakından takip etmek önemli. Bu bakımdan bu andaki gelişmelerden bahsetmek isteriz. Sizler için en etkili olarak nitelendirilen 10 Google Chrome eklentisini listelenmiş bulunuyoruz.

  1. Mozbar ile ilgilendiğiniz site için arama sonucu veya tarayıcı ekranlarında bulunan SEO değerlerini gözleyebilirsiniz.
  2. Check My Link sayesinde web sayfasındaki linklerin doğru çalıştığından emin olabilirsiniz. SEO için linklerin ne kadar vazgeçilmez olduklarından bahsetmeye gerek yok sanırız ki…
  3. Redirect Path Checker 301, 302, 404 ve 505 HTTP kodlarına yönlenme sağlayarak sayfanın içerisindeki linklerin listelenmesi sağlanmaktadır.
  4. Web Devoloper Web sitesinin daha hızlı bir şekilde kullanılabilmesini sağlayacak yüklenmesi gereken önemli bir eklentidir. Web Developer eklentisini Ropup gibi ek kodlamaların durdurulmasını sağlamak için de kullanmanız mümkündür.
  5. SEO For Chrome eklentisi ile ilgili sitenin SEO’ ya uygunluğunu kontrol edebilirsiniz. Kontrol sonuçlarının da  liste halinde sunulduğunu belirtelim.
  6. Shareaholic For Chrome eklentisi sayesinde sosyal paylaşım platformlarına ait olan linkler web sitenizde kullanılıyor olacaktır.
  7. Wordtracker Scout ilgili web sitesindeki kelime yoğunluğunun belirlenmesinde kullanılmaktadır. Kelime bazlı yapılacak olan analizlerde kullanılan en kullanışlı eklentilerden birisi olduğunu belirtmek isteriz.
  8. SEO Quake, Alexa sıralaması sayesinde birçok istatistik değere de ulaşılması mümkündür. Bunlar, Google arama motorunda indekslenmiş olan sayfa sayısı ve Pagerank değerlerinin bulunması gibi işlemlerdir.
  9. Fat Rank eklentisi size sitenizin yapılan aramalarda kaçıncı sıralarda olduğunu gösteren bir özellik olarak karşımıza çıkmaktadır.
  10. Source Kit eklentisi adeta kelime editörü görevini üstelenmiştir. Web sitesi içerisinde anlık olarak kodların düzenlemesini sağlayarak SEO uzmanını desteklemektedir.
 

Kitlelere Ulaşmanın Yolu Seo

Sitenizin tanıtımı adına arama motorlarında ilk sıralarda yer almak ya da ilk üç sayfada yer alabilmek çok büyük önem teşkil eder. Arama motoru optimizasyonu (SEO) burada devreye giriyor ve sitenizin arama motorları tarafından doğru bir şekilde anlaşılmasını sağlayıp daha iyi sıralardaki arama sonuçlarında görülebilmesine olanak sağlıyor. Arama motoru optimizasyonunu tamamladığınızda maliyetsiz bir şekilde kullanıcıları sitenize çekmiş oluyorsunuz. Böylece daha çok tanınır ve kolay ulaşılır duruma geliyorsunuz. Bu şekilde rakipleriniz karşısında da önemli bir avantaj sağlamış oluyorsunuz.

Arama motoru optimizasyonu (SEO) sürekli yapılmalıdır ki yeterli verimliliği sağlanabilsin. Ayrıca SEO projelerinde yapılan değişiklerin etkilerini tam olarak görebilmek için yaklaşık üç hafta beklemek ve bu süre zarfından sonra değerlendirme yapmak projenin etkinliğini arttıracaktır. Sitenizin trafiğini arttırmak için öncelikle kaliteli içerik oluşturmalısınız. Bu içeriğin kullanıcılar için ne kadar faydalı olacağını tespit etmelisiniz. Bilgi verici URL’ler kullanmalısınız sitenizde kırık link olmadığına dikkat etmelisiniz. Açıklayıcı başlıklar kullanmanız da site trafiğinde hatırı sayılır bir artış sağlayacaktır.

Bunların dışında arama motorlarına farklı kullanıcılarınıza farklı içerikler sunmamalısınız. Şeffaflık her zaman size kazandıracaktır. Sağlıksız bağlantılar ile hızlı yükseliş sağlayan SEO firmalarından uzak durmanız sizin yararınıza olacaktır. Başta aldatıcı bir sıralama artışı olabilir ama sonrasında olduğunuz sırada tutunma şansınız olmayacaktır. Burada önemli olan çıktığınız sıralamada kalabilmenizdir. Kullanıcıları aşırı reklamlarla bunaltmamalısınız. Web siteniz bütün tarayıcılarla uyumlu olmalı mobil aygıt kullanıcılarını da hesaba katarak buna uygun çözümler üretmelisiniz. Kullanıcı trafiğini çekebilmek için siteniz güncel ve özgün olmalıdır.

Hiçbir zaman “black hat SEO” yani SEO hilelerine başvurmayın. Bu durum sitenizin arama motoru veritabanından kaldırılmasına neden olacaktır. Sabırlı olmalısınız. Dürüst bir şekilde belki hemen değil ama yavaş yavaş istediğiniz noktaya ulaşabilirsiniz. Son olarak arama motorlarının sitenize ziyaretçi göndermek için var olduğunu ve bütün bunların insanlara en iyi hizmet için olduğunu unutmayın.

Seo Teknikleri Nasıl Keşfedilir?

Arama motorları kendi sayfalarında arama motoru optimizasyonu için bazı bilgiler vermektedirler. Her arama motoru algoritmaları hakkında bilgiler verirken kullanıcıların bu algoritmalara nasıl ayak uyduracaklar konusunda da insanları bilgilendirmektedirler. Ancak arama motorlarının vermiş oldukları bu bilgilerin daha çok site içi SEO ile alakalı olduğunu söylemek gerekiyor. SEO için site dışı SEO’nun daha etkili sonuçlar verdiklerini söylemek gerekiyor. Rekabette belirleyici unsurlar daha çok site dışı SEO ile belirlenmektedir.

Arama motorları site dışı SEO konusunda herhangi bilgi paylaşımında bulunmamaktalar. Bu durumun en temel sebebi arama motorlarının kendi algoritmalarını açıkça söylemek istememesidir. Eğer algoritmalar belli olursa hem webmasterlar kötü amaçlın kullanabilir hem de rakip arama motorları bu algoritmaları kendileri uygulayabilirler.

İşte tüm bunlardan dolayı SEO çalışmaları daha çok SEO uzmanlarının deneme ve yanılma yöntemleri ile keşfettikleri bir durum haline gelmektedir. Ancak arama motorlarının en fazla önem verdikleri SEO çalışmalarının doğallığı kaybetmeyen ve arama motorları için değil ziyaretçiler için yapılmış olan faydalı SEOlar olduğunu söylemekte fayda var. Ancak arama motorlarının he yıl değiştirdikleri algoritmalarının patentlerini alarak diğer arama motorlarının bu algoritmaları uygulamalarının önüne geçmek istemeleri az çok algoritmalar hakkında insanların bilgi sahibi olmasını sağlıyor. Örnek olarak son alınan patentte eski backlinklerin yeni alınan backlinklerden daha etkisiz olacağı yönünde. Bunun anlamı güncel olarak SEO çalışması yapan sitelerin daha üstlerde yer alacağı şeklinde yorumlanabilir.

Ayrıca, Google’nin yeni backlink algoritması ile de daha uyumlu halde çalışabilmesi açısından yeni backlinkerin eskilerine göre daha etkili olduğu buradan çıkarılabilecek bir sonuç olabilir. İşte tüm bunlardan dolayı, SEO çalışmalarındaki vizyonun tam olarak belirlenebilmesi mümkün değildir: Ancak profesyonel ve tecrübeli bir SEO uzmanı, daha önceki tecrübelerini sitenize yansıtabilir.

Etkili bir SEO Operasyonu başından itibaren nasıl oluşturulur

Merhabalar ; bir önceki “ Etkili bir SEO Operasyonu başından itibaren nasıl oluşturulur? ” bölümde çalışma yapacağınız web siteniz ve markanız için etkili bir şekilde sırasıyla nasıl operasyonları yönetmeniz gerektiğinden bahsetmiştik. Son olarak 4.madde olarak Twitter profilinizi oluşturun demiştik ve şimdi devam ediyoruz

5) Google Plus Sayfası Oluşturun

Google Plus bildiğiniz üzere 2011 yılının sonlarına doğru piyasaya sürüldü ve  2013 Ocak ayında açıklanan rakamlara göre 525 Milyon kullanıcı yer almaktadır.Bu da diğer sosyal metriklere nazaran öneminin ne denli olduğunu gözler önüne seriyor.

Öncelikle blogunuzun , markanızın ve ya şahsınız adına Google Plus sayfası açmakla başlayın.Bu konuda çok fazla detay vermek yerine bu işi step step anlatan bu yazıya ulaşabilirsiniz.

Daha sonra blogunuzun veya markanızın web sitesi adresini “Hakkında” kısmında ki alana giriş yapmanız ve daha sonra blogunuzu web sitenize bağlamanız için “Author Rank” kriterini uygulamanız gerekmektedir.Bu kriter hakkında bilgi almak için “Araştırma – Yeni bir değerlendirme kriteri: Author Rank” yazısını okuyabilirsiniz.

6) Bir PR ajansı ile anlaşın

Webrazzi , Marketing Türkiye , BrandAge gibi yetkili sitelerin linkleri her zaman kendi blogunuzun linklerinden daha fazla ağırlık teşkil edeceklerdir. Peki o halde, bu yetkili sitelerden nasıl link alacaksınız?

Bir PR ajansı ile anlaşın. Merak etmeyin  fazla nakdiniz yoksa  PR Serve gibi performans bazlı bir PR ajansı ile anlaşma sağlayabilirsiniz; bu durumda yalnızca sonuç elde ettiğinizde ödeme yaparsınız. Türkiye’de bu sektörde PrServe gibi çalışan ajansın varlığından malesef haberdar değilim eğer bildiğiniz varsa benimle paylaşırsanız sevinirim ama profesyonel olarak kurumsal işler yapan ve takip ettiğim desiBel Ajans ‘ı önerebilirim.

İşte PR ajansının odaklanması gereken noktalar:

Lansmanlar – yeni bir özellik veya hizmet sunduğunuzda, PR ajansının bu yeni konuyu kapsama alanına almasını sağlayın. Basının bu yeni özelliklerinizin veya hizmetlerinizin harikulade olduğunu düşünmelerinisağlamanın en kolay yolu budur.

Haberler – bağış toplama gibi büyük bir olay varsa basında yer almak kolaydır. Her zaman büyük siteler olmayabilir ama bu gibi konuları haber yapmayı seven birçok yetkili site vardır.

Misafir yazıları – iyi bir yazarsanız, her zaman misafir yazıları yazmak için atılımda bulunabilirsiniz. Bazı bloglar sizi geri çevirecektir ama denemeye değer.

Ropörtajlar – bir rock yıldızıysanız ropörtaj ayarlamak kolay olabilir. Ancak cafcaflı bir CV’niz yoksa, o zaman paylaşmak isteyebileceğiniz ilginç bir takım verilerle öne çıkın. Bir gazeteci, ilginç olduğunu düşünerek sizinle bir konuda ropörtaj yapmak istesin.

Yukarıdaki 4 taktiğin hepsi, size link inşa etmede yardımcı olacaktır ancak daha da önemlisi markanızın bilinirliğini yükseltecektir. İnsanlar işiniz hakkında bilgi sahibi olacak ve böylece daha fazla satış yapmaya başlayacaksınız.

7) Müthiş içerikler yazın

Blogging son derece güçlü bir yöntemdir. Aslında çoğu insan için de bir numaralı Network , PR ve Gelir sağlayan pazarlama kanalıdır ve son 5 yıldır da bu konumu değişmemiştir.

Bir blog açmalısınız çünkü kendi işiniz açısından harikalar yaratabilir. Çok kısa sürede mucizeler beklemeyin ancak müthiş şeyler yazıyorsanız bir yıl içinde blogunuz uçacaktır.

Blogunuza nasıl başlayacağınızı bilmiyorsanız blog yazıları yazma süreci ve yazıları ilerletme adlı yazıları araştırmaya başlayın.Örnek olarak size Fatmanur Erdoğan’ın bu konu hakkında yazmış olduğu yazıyıpaylaşmak isterim. İlerletme kısmına harfi harfine uymanız gerçekten çok önemli çünkü yazıların içeriğini ilerletemezseniz yazdıklarınız bir işe yaramaz. Ama ilerletirseniz, blogunuz  kendi web sitenizden daha fazla arama motoru trafiği almaya başlayacaktır.

Ben sizin yerinizde olsaydım ve karaladığım birkaç satırdan bir blog oluşturmam gerekseydi zamanımın bir kısmını yalnızca blog yazıları yazmaya ayırırdım.Çünkü bugünlerde herkes müthiş içerikler oluşturabiliyor. Piyasada boşluk olan nokta ayrıntılı rehberlerin eksikliği. Blogunuzun büyük bir kısmını kaliteli içerikler oluşturmaya harcayın ve profesyonel bir tasarıma sahip olması için gerçekten iyi para harcayın çünkü birçok şirket o kadar uğraşmayacaktır. İşte sizi rakiplerinizden ayıracak noktalar bunlardır.

8) Dönüştürme optimizasyonuna odaklanın

Dönüştürme optimizasyonu yalnızca son birkaç yıl öncesinde popüler olmaya başlayan bir konu. 5 yıl önce kimsenin ilgilendiği bir konu değildi ama şimdi herkes ilgileniyor.

Neden diye sorabilirsiniz. Artık trafik hiç olmadığı kadar pahalı ve sitenize bir ziyaretçi çekmenin ücreti de gittikçe yükseliyor. Sitenizi dönüştürmelere uygun olarak optimize ederek ileride harcamanız gereken parayı şimdiden yavaş yavaş harcamaya başlıyorsunuz.

Dönüştürme işlemine başlamadan önce her zaman ziyaretçileriniz arasında bir anket yapın. Böylece ziyaretçilerinizin neden ürünleri satın almadığını veya web sitesindeki hangi bölümleri karmaşık gördüklerini anlarsınız.Qualaroo gibi çözümler sayesinde anket sorularıyla uğraşmak zorunda kalmazsınız, çünkü bu çözümlerin dönüştürme optimizasyonuna uygun birçok şablonu bulunmaktadır.

Daha sonra bu verileri web sitenizde ne gibi değişikliklerin olduğunu belirlemek için kullanabilirsiniz. A/B testlerini uygularken bu testlerin istatistiksel açıdan önemli olmaları koşuluyla uygulanmalarına dikkat edin.

Yaptığınız testler dönüştürmelerinizi ciddi biçimde aşağı veya yukarı oynatıyorsa bu durum ziyaretçilerinizin bu gibi spesifik web öğelerine karşı hassas olduğu anlamına gelir. “Bu da iyi bir şeydir”.

Örneğin, eyleme çağırma texti üzerine a/b testi uygularsanız ve varyasyonlar ciddi biçimde aşağı veya yukarı oynamazsa bu durum insanların sizin eyleme çağırma textlerinize karşı pek hassas olmadıkları anlamına gelir. Dolayısıyla devam etmeli ve web sayfanızdaki “headline kopyası” gibi diğer öğeleri test etmelisiniz.

Birkaç A/B test fikri görmek isterseniz, aşağıdaki blog yazılarına göz atabilirsiniz:

– Türkiye’deki e-ticaret firmaları hangi A/B testing araçlarını kullanıyor?

– Neden A/B Testi Yapmalısınız?

– A/B Testi Nedir? A/B Test Araçları, Örnekler ve Kaynaklar

Sonuç

Sayfa içi optimizasyonu hakkındaki konuları atladığımı düşünebilirsiniz ama bu konular zaten ne olursa olsun bilmeniz gereken temel konular. Ben, herkesin odaklanmayı tercih ettiği konular yerine çok daha iyi sonuçlar elde etmenizi sağlayacak taktiklere odaklandım.

Bol ziyaretçi günler diliyorum

Her Şeyin Çözümü Sadece SEO Değildir

Arama motoru optimizasyonu konusunda hile yapanların sayısının eskisine oranla oldukça düşmüş olması bizim lehimize bir durum. Kestirme yollara başvuranlar ortadan yok oldukça oyun daha da ilginçleşmeye başlıyor. Birkaç makale okuyup bir de kaynaklarınıza güvendiniz mi Google oyununun hiç de zor olmadığını göreceksiniz. Elektronik ortamda işletmenizi geliştirmek istiyorsanız Aaron Wall, Barry Schwartz , Rand Fishkin ve Derek Edmond gibi SEO uzmanlarını kendinize rehber edinmelisiniz. İşin özü “SEO” teriminden korkmamakta ve sadece web sayfalarınızı optimize etmeye bel bağlamamakta.

Bizim izlediğimiz yol da pazarlama yapmak ve bilgilerimizin arama motorları açısından uygun ve dost canlısı olmasını sağlamak.

“Kurnazlıkla diğerlerinin önüne geçme” amaçlı izlediğiniz tuhaf uygulamalar sonucu Google sizin de tıpkı bu adam gibi ön plana çıkmanızı sağlar. Eminim ki bu adam nereye gitse gözler üzerinde oluyordur. Hatta birçok insan süper olduğunu da düşünüyordur ama hiç kimse onu örnek alıp, öyle görünmeyi hayal etmez. Sistemi atlatmaya çalışırsanız sizin de pek fazla dostunuz olmaz. Ancak böyle kişilerle dostluk kurabilirsiniz.Sadece SEO’ya önem vermekle yeterli sonuca ulaşamazsınız, bu nedenle beklentilerinizi yükseltin ve müşterilerinizi mutlu etmeye çalışın. SEO’nun amacı bir arama motoru örümceğiyle pazarlama yapabilmektir. HTML başlık etiketlerini oluştururken anahtar kelime araştırması yapmayı tabii ki atlamayın fakat insanların paylaşmayı isteyeceği ilginç bilgilere de yer vermeyi unutmayın.

Yukarıdaki grafik bizim yazdığımız arama motorları açısından dost canlısı olmayan bir içeriğin bir kısmını temsil ediyor. Anahtar kelime araştırmasını elbette yaptık ama bu blog yazısının bu kadar çok ziyaretçi çekmesinin asıl sebebi bilginin son derece paylaşılası olmasıydı. Bu blog yazısı gönderildiğinde aynı sektördeki başka bir web sitesi bunu alıp kendi kitlesiyle paylaştı.

SEO’ya takıntılı hale gelmek sizi çıldırtabilir. İşletmenizi destekleyen eğlenceli ve ilginç bir şeyler yaratın yeter. Eğer sonuç sayfalarında kesin çıkıyorsanız insanlara ev dekorasyonuyla ilgili fotoğraflar sunun veya evde kendileri yapabilecekleri uygulamalar önerin. İnsanların tek istediği aldatılmamaktır.

Google Panda Yeni Dillerde Aktif

Google Webmaster Central Blog‘dan Amit Singhal adlı bir “google dostu”nun açıkladığı habere göre “kaliteli siteler algoritması” ingilizce dışındaki dillerde de devreye konulmuştur. Açıklama şöyle:

“Aylardır Google kullanıcılarına arama sonuçlarında kaliteli siteleri göstermeye çalışıyoruz. Bu yılın erken dönemlerinde, Panda algoritma değişikliğini yayımlayarak Tüm dünyadaki İngilizce aramalrda değişikliklere gitmiştik. Bugün, kullanıcılara kaliteli arama sonuçları sunma çabasına algoritmayı diğer dillerde de etkinleştirerek devam ediyoruz. Bilimsel verilerimiz arama sonuçlarındaki iyileşmeyi tespit etti ve kullanıcıların Panda’ya tepkisi oldukça olumluydu.

Birçok dilde, bu değişiklik ortalama arama sonuçlarının 6-9% kadarını etkiledi. Bu Panda’nın ilk devreye girdiği zamandan biraz daha düşük bir oran, ki o zaman arama sonuçlarının %12′si bu durumdan etkilenmişti. Bu değişikliği hala denemelerin devam ettiği Çince, Japonca, Korece harici diğer bütün dillerde devreye soktuk.

Bu algoritma değişikliğinden etkilenen siteler için rehber olması amacıyla Google’ın kaliteli site algılaması ile ilgili bir dökümanımız var. Ayrıca birçok dilde yayın yapan, size tavsiyeler ve bilgiler verebilecek yayıncıların olduğu Webmaster forumlarımız var. Kullanıcılar için doğru şeyi yapıp, arama sonuçlarını iyileştirmek için çalışmaya devam edeceğiz.”

Sanal alemin kralı: “İçerik”

Son zamanlarda pek çok kişinin ağzına doladığı “içerik pazarlaması” gerçekten de satışları patlatıyor mu?

“Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz; düşünce, duygu ve imgelerin bütünü” olarak tanımlanan “içerik”, nasıl oldu da son yıllarda ürününü veya hizmetini satmak isteyenler tarafından “kral” ilan edildi?

Gündelik hayatımızın vazgeçilmezlerinden biri haline gelen internet ve mobil teknolojiler, pek çok konuda olduğu gibi satın alma kararlarımızı verirken de bizlere yol gösteriyor. Google’da arama yapmadan ürün almaz hale geldik. Karşılaştırmalı fiyat ve ürün özelliklerinin yer aldığı sitelerde, Facebook’da, Twitter’da, Youtube’da, forum sitelerinde veya bloglarda bahsedilen ve tavsiye edilen ürünler, herkesin gözdesi haline geliyor. Devamı Oku

Sosyal medyanın IQ ile imtihanı!

Eskiden büyüklerimizden sıkça duyardık “adab-ı muaşeret kuralları” diye isimlendirilen görgü kurallarını.

İçinde bulunduğumuz vahşi ormanı daha da yaşanır bir hale getiren görgü kuralları başarılı bir iletişimin de alt yapısını oluşturuyor. Peki ya sosyal medyanın?

Genel olarak görgü kurallarına uyma zorunluluğu bulunmuyor. Yani herhangi bir görgü kuralını çiğneyen birisi hukuken suç işlemiş sayılmıyor. Buna rağmen insanlar sofrada, evde, sokakta, iş yerinde, başkalarıyla ilişkilerinde bu kurallara uymaya çalışıyor. Çünkü toplum, genel görgü kurallarına uymayanları terbiyesiz, cahil, bencil, kaba, saygısız gibi sıfatlarla tanımlıyor ve kınıyor.

Bulunduğumuz her hangi bir ortamda davranışlarımıza ve sözlerimize dikkat ediyoruz. Ya bulunmadığımız bir ortamda? Yani sanal olarak bulunduğumuz bir ortamda; örneğin “sosyal medya” platformlarında nasıl davranıyoruz? Genel olarak görgü kurallarına uyduğumuz söylenebilir mi?

Sosyal medya konusundaki yayınların çoğu nasıl içerik yaratılacağını, nasıl takipçi ve beğeni sayısı arttırılacağını anlatıyor. Bir başka deyişle; “nasıl yemek pişirilir” konusuna odaklanılırken, “yemeğin nasıl yeneceği” konusu gözden kaçıyor.

İşte geçtiğimiz günlerde, genellikle görgü kurallarına uyan, centilmen ve nazik olarak tanınan İngiliz milletvekilleri, sosyal medya adabı konusunda uyarıldı. İngiltere’de Avam Kamarası başkanı milletvekilleri için uyarı niteliğinde bir ‘tweet’ raporu hazırlattı. Raporda milletvekillerine Twitter’da gaf yapmamaları için önerilerde bulunuluyor. Milletvekilleri, “içkiliyken tweet atmamaları ve gaf yapmamak için mesajlarını yollamadan önce daima 60 saniye beklemeleri” konularında uyarıldı.

Milletvekillerine yapılan diğer tavsiyeler ise şöyle:

• Bir kullanıcının attığı tweete inanmıyorsanız bile, o kişinin hesabının hack edildiği iddiasında bulunmayın.

• Gitmeyeceğiniz bir toplantı hakkında önceden tweet atmayın.

• Parodi hesaplarını görmezden gelirseniz, dikkat çekmelerinin önüne geçebilirsiniz.

• Sürekli olarak hakkınızdaki övgüleri retweetlemeyin. Kendini beğenmiş biri olarak algılanabilirsiniz.

• Bazı konular, bir milletvekilinin retweet etmesi için “fazla müstehcen” kaçabilir.

• Daha sonra okumak istediğiniz tweetleri favori listenize eklemeyin; bunlar yüz kızartıcı mesajlar çıkabilir.

Bugünlerde herkes sahte mutluluklar satıyor selfie’lerinde. Herkes her yerde “çiiiiz” diyerek gülümsüyor. Herkes başkaları hakkında her şeyi biliyor. Sosyal medya sayesinde herkes kanaat önderi. Ortam sanal ya; karşıdakinin gözünün içine bakmadığı için, herkes birbirine laf sokuyor. Herkes avukat, savcı, hakim ve hatta cellat. Devir, ucuz kahramanlıklar devri. Herkes bildiği, bilmediği her şeyi eleştiriyor, hüküm veriyor. Bir de mesajının sonuna küfrü çağrıştıran kısaltmalar ekledi mi, dünyanın en samimi, sempatik serserisi ve komik sosyal medya fenomeni oluveriyor.

Oysa samimi, sempatik ve hatta komik olmak için “aq” değil, IQ gerekiyor.

WebRTC

Bu yazımızda son yıllarda gittikçe popülerlik kazanan ve de telekom dünyasını yakından ilgilendiren yeni bir teknoloji olan WebRTC’yi tanıtmak isteriz.

Web RTC yi tanıtmadan önce ses dünyasına ufak bir bakış atmak faydalı olabilir.

Bildiğiniz gibi uzunca bir zamandır ses teknolojilerinde servis tabanlı bir model uygulanmakta. Telefon şirketleri ses hizmetini belirli bir fiyat üzerinden aylık abonelikle kullanıcılara sunacak şekilde bir satış modeli oluşturmuş durumdalar. Bu model kablolu iletişim dünyasında, hatta daha sonra yaygınlaşan kablosuz iletişim dünyasında da çok değişmeden başarılı bir şekilde kullanılmaya devam ediyor.

Ancak bildiğiniz gibi özellikle akıllı telefonlarında yaygınlaşmasıyla, telefon iletişiminin bir kısmı servis dünyasından uygulama tarafına doğru kaydı. Uygulama üzerinden ses kullanımında kullanıcılar olarak daha esnek bir hizmet almaya başladık. Örneğin operatörlerin sunduğu hizmet yanında herhangi bir anda ses görüşmelerini wifi veya 3g üzerinden whatsapp ile gerçekleştirebildiğimiz gibi , başka bir zamanda kontaklarımızı viber yada skype üzerinden gerçekleştirebilir hale geldik. Ses ve mesajlaşma hizmeti sağlayan bu tür uygulamaların yaygınlaşmasıyla uzun zamandır artış yönünde olan telekom ses gelirleri belirli bir seviyede kalmaya başladı.

Son birkaç kaç yıldır ses alanında yeni bir devrimin bu sektörü sarsacağı düşünülüyor. WEB RTC adı verilen bu yeni teknoloji ile ses iletişimin bir kısmının web alanına taşınacağı öngörülüyor. Bu teknolojiyle artık herhangi bir cihaz üzerinden hem sesli, hem görüntülü görüşme hem de veri paylaşımı teknik olarak yapılabilir hale geliyor. Bu yetenekler herhangi bir web yada mobil uygulama aracılığıyla çok daha kolay ve de mevcut telefon şebekeleri kullanılmadan direk iki parti arasında gerçekleştirilebiliyor

Bu yeni teknoloji le web den yapılan görüşmelerde telefon numaraları da anlamsız hale geliyor. Çünkü ses ve vidyo artık herhangi bir uygulamanın içine ek yetenek olarak kolaylıkla eklenebiliyor. Artık telefon numarası ezberlemek zorunda kalmadan uygulama içinden herhangi bir arkadaşınızı arayabilmeniz mümkün.

Teknik olarak çözüm sağlanmakla beraber, bu tür bir hizmetin önünde engeller de yok değil. En önemli sorun ücretlendirme olacak gibi duruyor. Örneğin bir web sitesinden alışveriş yaparken , bir satış yetkilisi le görüşmek isterseniz bu teknoloji ile hemen web sitesi üzerinden bir butona basıp, satıcı ile aynı ekran üzerinden görüntülü iletişime başlayabilirsiniz. Peki böyle bir senaryo da telekom şirketleri bu hizmeti nasıl paraya dönüştürecek? Müşteri mi yoksa satıcı mı telefon görüşmesini ödeyecek? Görüşme telekom şirketinin şebekesinden geçmemiş de olabilir. Bu tür bir iletişimde şebeke olarak  sizinkinin kullanılması ve sizin bundan gelir sağlamanız zor olacak gibi görünüyor.

Eğer bu teknoloji  yaygınlaşacak olursa , buna uygun iş modelleri düşünerek dönüşüm yapmak  servis sağlaycılar için kaçınılmaz gibi duruyor.

Değişime ayaka uydurabilenler için ise yeni gelir kapılarının açılması mümkün.

Peki nedir WebRTC?

WEB RTC tarayıcılar (Explorer, Chrome, FireFox etc.) arasında gerçek zamanlı iletişim sağlamak üzere W3C tarafından hazırlandan standardlara verilen ad.

Şu an bu teknoloji Chrome, FireFox ve Opera tarayıcılarında desteklenmekte. WEB RTC kullanılarak sesli ve görüntülü görüşme yapılabilir , aynı zamanda dosya paylaşımı gibi görüşme esnasında veri iletişimi sağlanabilir.

Bu güne kadar, PC tabanlı gerçek zamanlı iletişimi sağlamak için çoğunlukla üreticiye özel geliştirilen sinyal işleme teknolojisi ve bu teknolojiye özel eklentiler ve soft istemciler gerekiyordu. WebRTC ile ses ve video işleme motoru teknolojileri açık kaynak kodlu olarak geliştiricilerin hizmetine sunuluyor. Geliştiriciler bu teknolojiye bir ücretsiz lisans altından erişebilecek ve sadece basit HTML5 ve JavaScript API’leri kullanarak gerçek zamanlı multimedya uygulamaları hazırlayabilecekler.

Internet bağlantısı olan her cihaza – (Tablet, PC, Telefon, TV) WEBRTC yeteneği eklenip , arada bir telekom şebekesi olmadan bu cihaz bir iletişim aracı haline dönüştürülebilir.

İnternet üzerinde şimdiden bununla ilgili sayısız yazılımı aracı bulmak mümkün ve bu araçlar kullanılarak web ve mobile uygulamalara hızlıca WEB RTC yeteneği eklenebilir.

Sinyalleşme

WEB RTC diğer ses teknolojilerinin aksine sinyalleşme için herhangi bir yötenm tanımlamıyor. Bu da size görüşmenin karşılıklı kurulması, yönetilmesi,  ve kapatılması için herhangi bir yöntem kullanmak konusunda esneklik tanıyor.

Iletişimi yönetmek yani sinyalleşmeyi gerçekleştirmek için internet üzerinde zaten çok sayıda teknoloji var ve bunların hepsi WEB RTC ye entegre edilebilir.

Bu alanda çok fazla tecrübe sahibi olan servis sağlaycıları için ise bu bulunmaz bir fırsat. WEB RTC yi kendi telekom altyapılarına entegre ederek iki dünyayı birleştirme olanağına sahip olacaklar böylelikle son web teknolojileri ile kendi güvenli ve sağlam telekom altyapılarını birleştirerek çok daha inovatif uygulamalar oluşturmaları mümkün hale gelecek.

Kullanım Alanları

Kullanım alanlarına göz atacak olursak WEB RTC nin taraycılar arası iletişimden kurumsal tıkla konuş servislerine kadar birçok kullanım alanı var.

En yaygın şeklinin tarayıcılar üzerinde çalışan ve web den iletişim sağlayan uygulamalar olacağı öngörülüyor

Mobil uygulamalar içine tarayıcıyıda entegre etmek mümkün olduğundan akıllı telefonlar üzerinde de hızlıca ses yeteğine sahip uygulamaların artması bekleniyor

Kurumlar için ise WEB RTC , karmaşık call center ve konferans uygulamaları gerçekleştirmeyi kolaylaştırarak kurumların bu anlamdaki maliyetlerini düşürebilir.

Kurumların WEB RTC yi kullanması durumunda telekom servis sağlayıcıların da gelirlerinin etkilenmesi muhtemel.

Eğer WEB RTC yaygınlaşacak olursa, Webden PSTN/PLMN yönüne doğru arama yaptırılabilmesi için Telekom şirketlerinin kendi ağını WEB RTC geliştiricilerine açmaları gerekiyor. Ancak bu sayede oluşabilecek potansiyel gelirden fayda sağlamaları mümkün hale gelebilecek.

Bir taraftan da bilindiği üzere vidyo görüşmeleri de son yıllarada artan bir trende sahip. Bu nedenle servis sağlaycılarının vidyo yeteneklerini de Web RTC destekleyecek hale getirmelerinde fayda var.

WEB RTC ile gerçek zamanlı görüntülü ve sesli görüşmenin yanında ekran paylaşım ve dosya paylaşımı  gibi eş zamanlı veri iletişimi de  mümkün olabildiğinden, bu alanda birçok inovatif uygulamanında çıkacağı tahmin ediliyor.

WEB RTC bir anlamda akıllı telefonların ses ve mesajlaşma alanında yaptığı etkinin bir benzerini  web aracılığıyla yapabileceği tahmin ediliyor.

WEB RTC sunduğu kolay geliştirme yetenekleri ile milyonlarca yazılım geliştiriciyi , dah önceden yapamadıkları yeni inovatif uygulamalar yapmaya yönlendirebilir.

Bu nedenle bu teknolojiyi telekom şirketlerinin yakında takip etmesinde fayda var.

Fırsatlar

Servis sağlayacıları bu teknolojinin yaygınlaşması durumunda, kendileri de aktif rol oynayarak  bir takım fırsatlar yaratabilirler.

İlk olarak firmalar şebekelerinde bir gateway konumlandırıp Web RTC uygulamalarından kendi telefon ağlarına erişim sağlatarak,  bir platform hizmeti verebilir ve bunu

ücretlendirebilirler.

İkinci olarak firmalar kendileri OTT ler gibi WEB RTC uygulamaları geliştirebilir. Bunun için kendi mevcut yazılım geliştirici kadrolarını kullanabilir ya da uygulama geliştiricileri ile birlikte çalışabilirler.

Son olarak da firmalar bir takım araçlar ve apiler geliştirerek , yazılm geliştiricilerin kendi platform ve yetenekleri ile beraber uctan uca servis verebilecek bu tür uygulamalar geliştirmelerine olanak sağlayarak bu alandaki gelişimi yönlendirebilir ve yönetebilirler.

Özetle telekom şirketleri eskiden olduğu gibi sundukları hizmetlere sadece kendi sağladığı cihazlardan değil de tüm cihazlardan laptop, tablet, tv erişilebilecek şekilde bir yapı değişikiğine yani cihaz odaklı bir yaklaşımdan erişim odaklı bir yapıya geçmek üzere hazırlıklarını yapabilirlerse bu teknolojinin yaygınlaşması durumunda  yeni oluşan duruma adapte olabilir ve bu alana doğru kayması muhtemel gelirlerini koruyabilirler.

Aşağıda bu yeni teknolojiyi dahada ayrnıtılı öğrenmek için faydalı olabileceğini düşündüğümüz bir takım linkleri ve örnek uygulamaları bulabilirsiniz.

WebRTC linkler

www.webrtc.org Web RTC ile ilgi tüm gelişmeleri takip edebileceğiniz bir site.

https://apprtc.appspot.com/</span> Yine bu sitede bu bulabileceğiniz referans bir Web RTC Demo uygulaması


WEB RTC Servisleri

Gotomeeting.com Ücretsiz – Adresten de anlaşılacağı üzere Gotomeeting sitesinin ücretsiz konferans odaları size sunulmakta. Bu yüzden de bazı kısıtlamalar var. Mesela sadece 3 kişiye kadar ekran paylaşımı yapabiliyorsunuz. Ayrıca sohbet odasının ismini kendiniz belirlemek için Facebook veya Google hesabınızla giriş yapmanız isteniyor.

talky.io – Kayıt olmadan, form doldurmadan sadece internet tarayıcınız üzerinden 6 kişiye kadar görüntülü konferans servisi.

sharefest.me – Sadece web tarayıcınız üzerinden P2P altyapısı ile dosya transferi yapabiliyorsunuz.Transfer etmekistediğiniz dosyayı Firefox tarayıcısı üzerinden sürükle bırak yaparak dosya adresinin oluşturulmasını sağlıyorsunuz.Yalnız dikkat etmeniz gereken nokta eğer Firefox  tarayıcısını kullanıyorsanız transfer etmek istediğiniz bilgisayarda da Firefox tarayıcısını açıp dosya adresini girmeniz gerekir.Yani transfer yapacağınız iki bilgisayarda da Firefox açık olmalıdır veya iki bilgisayarda da Chrome olmalı.

revealjs.herokuapp.com – Aşağıdaki video’dan denemesini izleyebileceğiniz bu servis aslında bir servis değil.Sadece bir kod parçasının webrtc ile neler yapabileceğinin muhteşem bir kanıtı.Siteye girdiğinizde sadece tarayıcınız ve webcam’iniz ile sanki kinect kullanıyormuşsunuz gibi sitedeki yazıları elle kontrol edebiliyorsunuz

webrtc-experiment.appspot.com – Daha çok geliştiricilere yönelik örnekler bulunan sitede birçok webrtc uygulamasını toplu halde bulabilirsiniz.

veckon.com – Webrtc destekli farklı bir video chat sitesi

opentokrtc.com – Üyeliksiz başka bir video konferans sitesi daha.

appear.in – Kullanımı kolay bir konferans sitesi. Ekranınızı paylaşabiliyorsunuz ayrıca konferans odası ismini kendiniz seçebiliyorsunuz. Konferansınızı özelleştirmek için “Lock Room” düğmesine tıklayarak herkesin odaya girmesini engelleyebiliyorsunuz.

İnsanların mı, yoksa nesnelerin mi interneti?

İngilizcede “Internet of Things” olan ve kısaltması “IoT” şeklinde kullanılan teriminin Türkçe çevirisi her ne kadar “şeylerin interneti” olsa da; “nesnelerin interneti” kavramı dilimizde daha anlaşılır oluyor. Peki bu teknoloji gelecekte Terminatörlerin interneti olabilir mi?

Nesnelerin İnterneti, cihazların birbirleri arasında iletişim kurması mantığına dayanarak kullanıcıların hayatlarını kolaylaştıran bir teknoloji. Farklı cisimlerin internete bağlanıp veri gönderip alması kabiliyetini ve diğer nesnelerle etkileşim kurabildiği bir gelişimi temsil ediyor. Bir anlamda günlük hayatımızda kullandığımız cihazları akıllandırma süreci olarak da tanımlanabilir. Devamı Oku